'Havari' (The Apostle)
| ![]() ![]() ![]() |
Ruhun Çatlaklarından Sızan Işık: Havari ve Kusurlu
Hizmetin Gizemi
" Sinema tarihindeki en karmaşık din adamı
portrelerinden biri olarak kabul edilen 'Havari' (The Apostle), bir adamın hem
günahkâr hem de aziz olma mücadelesini sarsıcı bir dürüstlükle ele alır. "
Filmin merkezinde, karizmatik, yerinde duramayan ve 'İsa'nın vaaz makinesi'
olarak tanımlanan Pentekostal vaiz Euliss "Sonny" Dewey yer
almaktadır. Sonny’nin hayatı, ayrı yaşadığı karısının bir kilise büyükelçisiyle
ilişkisi olduğunu öğrenmesi ve öfke nöbeti sırasında adamın kafatasını bir beyzbol
sopasıyla parçalamasıyla tamamen altüst olur. Bu trajik olaydan sonra kasabadan
kaçan Sonny, bir nehir kenarında kendi kendini vaftiz ederek "Havari
E.F." adını alır ve geçmişini geride bırakarak Louisiana'nın bataklık
bölgesinde yeni bir hayata başlar. Orada, yıkılmak üzere olan eski bir kiliseyi
("Bir Yol Gösterici" Kilisesi) emekli bir siyah rahibin yardımıyla
yeniden inşa eder ve kısa sürede ırksal olarak entegre olmuş, canlı bir
topluluk oluşturmayı başarır. Ancak, Havari E.F.'nin bu kutsal başarısı,
geçmişindeki kanlı günahın gölgesinden kaçmasına yetmez; polis kapısına
dayandığında son vaazını vererek teslim olur ve hapis cezasını çekerken bile
mahkum dostlarına vaaz vermeye devam eder.
" Robert Duvall’ın senaryosunu yazdığı,
yönettiği, finanse ettiği ve başrolünü oynadığı bu eser, inancın bir performans
mı yoksa samimi bir yakarış mı olduğu sorusunu izleyicinin zihnine bir çivi
gibi çakar. " Karakter analizi yapıldığında Sonny, narsisistik bir
yaralanma ile derin bir ruhani adanmışlık arasında gidip gelen, travmatik bir
kişiliktir. Çocukluğunda siyahi bir 'kutsallık' (holiness) kilisesinde yaşadığı
deneyimler, onun hem hitabet tarzını hem de Tanrı ile kurduğu dolaysız ve bazen
sert ilişkiyi şekillendirmiştir. Sonny’nin yalnız kaldığında çatı katına çıkıp
Tanrı’ya "Bana huzur ver! Ben senin kulunum, ne yapmalıyım?" diye
bağırması, onun psikolojik derinliğini ve Tanrı'yı soyut bir kavramdan ziyade,
hesap sorulacak bir 'muhatap' olarak gördüğünü kanıtlar. Mesleğimizi
Kucaklamak teması film boyunca Sonny’nin peşini bırakmaz; o, bir katil
olsa bile vaizlik çağrısından kaçamaz ve bu durum Graham Greene’in "viski
rahibi" karakterine benzer şekilde, lütfun en kusurlu araçlarda bile
işleyebileceğini gösterir.
Tanrı'nın gücü, bazen en kirli ve parçalanmış
kaplar aracılığıyla en parlak şekilde tezahür eder.
" Filmin dikkat çekici ve 'gizemli'
yönlerinden biri, dini coşkunun (enthusiasm) hem bir yetenek hem de gerçek bir
iman olarak sunulmasıdır. " Robert Duvall, bu rol için yıllarca siyah
Pentekostal vaizleri incelemiş ve onların ritmik, müzikal hitabet tarzını
"gerçek Amerikan sanat formu" olarak niteleyerek filme aktarmıştır.
Yapımda yer alan vaizlerin çoğunun gerçek din adamları olması ve cemaat
sahnelerinde profesyonel olmayan yerel halkın kullanılması, ibadet sahnelerine
belgeselvari bir sahicilik katmıştır. Özellikle, Sonny'nin bir ırkçı
kışkırtıcıyı (Billy Bob Thornton) dövmek yerine, İncil'ini buldozerin önüne
koyarak ona meydan okuduğu sahne, inancın şiddetle imtihanını gösteren sarsıcı
bir andır. Sonny'nin cinsel eğilimleri ve "kadın düşkünlüğü" gibi
zaafları dürüstçe sergilenirken, bu durum onun Tanrı katındaki yerini
belirsizleştirmez; aksine her insanın kurtuluşa muhtaç olduğu gerçeğini
pekiştirir.
" Havari'nin ölümü değil, 'eski benliğinin
ölümü' ve hapishane yolunda başlayan yeni 'elçilik' görevi, filmin manevi doruk
noktasını oluşturur. " Sonny'nin polise teslim olmadan önce cemaatine
verdiği son mesaj, "cennete giden tek bir yol olduğu" ve bu yolun
tövbeden geçtiğidir; bu süreçte kendisi de tam bir itiraf ve huzur aşamasına
ulaşır. Film, 11 Eylül sonrası artan korku ve belirsizlik ikliminde inancın
nasıl bir sığınak olabileceğine dair tarihi bir önsezi de taşımaktadır. Denzel
Washington'ın yönettiği "Antwone Fisher" gibi gerçek hayat öykülerine
dayanan diğer eserlerle kıyaslandığında, "Havari", bir karakterin
ruhsal anatomisini en ince detaylarına kadar soyarak izleyiciye sunması
bakımından benzersizdir. Sonuç olarak, Sonny'nin hikayesi, insanın en derin
düşüşlerinde bile ilahi bir elin ona yetişebileceği umudunu taşır.
Bağışlama ve Tövbe
Dipnotlar (APA):
- Barsotti, C. M., & Johnston, R. K. (2004). Finding God in the
Movies: 33 Films of Reel Faith. Grand Rapids, MI: Baker Books. (pp.
944-964).
- Johnston, R. K., & Barsotti, C. M. (2017). God in the Movies: A
Guide for Exploring Four Decades of Film. Grand Rapids, MI: Baker
Academic.
Next Post »

| 

