Kayıtlar

Translate

Kara Topraklar (The Wind That Shakes the Barley)

  Film, izlediğinizde, bir halkın hafızasındaki "tarihsel travmalar ve kaybedilen canların acısı" nesiller geçse de tamamen yok olmayacağını yakinen görürsünüz. . Yakınını sömürgeci bir güç yüzünden kaybetmiş bir İrlandalı bunu asla unutmaz ve bu acı, aile hikayelerinin bir parçası olarak kuşaktan kuşağa aktarılır. İngiltere bu büyük nefreti ve acıyı tamamen yok etmeyi başaramadı (çünkü bu imkansızdır). Ancak geçmişte akıtılan kanı durdurmak, iki halkı bir arada yaşatabilmek ve yeni acıların önüne geçmek için tarihi bir barış süreci inşa etmeyi başardı . İngiltere'nin bu çözümsüz gibi görünen düğümü nasıl çözdüğünü ve bugün nasıl bir siyaset izlediğini şu başlıklarla açıklayabiliriz: 1. İngiltere’nin En Büyük Başarısı: "Hayırlı Cuma" Anlaşması İngiltere ve İrlanda arasındaki silahlı çatışmaları, bombalı eylemleri (The Troubles dönemi) bitiren en büyük dönüm noktası 1998 yılındaki Hayırlı Cuma Anlaşması (Good Friday Agreement) oldu. İngiltere bu anla...

Fail Safe (1964)

Bu filmi görmediyseniz seyredin. Kurgusu ve  konusu da muhteşem. Geniş Bilgi İçin https://en.wikipedia.org/wiki/Fail_Safe_(1964_film) Başlangıçtaki Önemsiz Olay : Askeri bilgisayardaki küçücük bir elektronik parça arızası ve sistemsel bir hata. Büyüyen Devlet Krizi : Soğuk Savaş döneminde yaşanan bu ufak teknik hata yüzünden, Amerikan bombardıman uçaklarına yanlışlıkla "Moskova'yı bombalayın" emri gider. Amerika Başkanı ve Sovyet liderleri, yanlışlıkla başlayacak bir dünya nükleer savaşını önlemek için zamana karşı yarışmak zorunda kalır. Konusu: Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri Tuğgenerali Warren Black , nükleer strateji konusundaki uzmanlığı ve ateşli anti-komünizmiyle tanınan siyasi danışman Dr. Groeteschele'nin başkanlık ettiği bir Pentagon konferansına katılmak üzere Washington, DC'ye uçtu. Bir önceki akşam bir akşam yemeğinde, ABD ile Sovyetler Birliği arasında çıkacak bir nükleer savaşın insanlığı yok edeceği korkularını reddetti . Ona göre, ...

Beyaz Perdeden Dijital İnanca: QAnon Anlatısının Sinematik Kodları

"QAnon'un karmaşık mitolojisini oluşturan ve bu dijital kültün hem açık hem de gizli şekilde beslendiği sinematik eserler nelerdir?" sorusu etrafında konuya giriş yapalım. QAnon, modern dünyada bireyin anlam arayışını popüler kültürün tüketilebilir imgeleriyle birleştirerek eleştirel düşünce yetisini felç eden bir yapıya bürünmüştür,. Bu hareket, sinema filmlerini sadece kurgusal birer eğlence aracı olarak değil, "Derin Devlet" / Deep State tarafından saklanan gerçeklerin şifreli birer itirafı veya mitsel birer kanıtı olarak okur,. Kaynaklar, QAnon'un teolojisini ve dünya görüşünü inşa ederken kullandığı temel filmleri ve bu filmlerin nasıl manipüle edildiğini şu şekilde detaylandırmaktadır: I. Gerçekliğin İnşası ve "Uyanış" Filmleri QAnon destekçileri, kitlelerin ana akım medya tarafından uyutulduğuna inanır ve bu durumu açıklamak için bilimkurgu sinemasının metaforlarına sığınırlar. The Matrix / Matris (1999): QAnon mitolojisinin en ...

Altyazılı Film Seyretmenin Zararları

  Çok film seyreden biriyim. Ancak altyazılı film seyretmenin bilgi dünyama çok az bir şey kattığını söylemeliyim. Bunun nedeni konusunda biraz araştırdım. Şu bilgilere ulaştım. Altyazılı filmlerin hafızada dublajlı filmlere göre daha az yer tutması veya daha çabuk unutulması, tamamen beynimizin bilgiyi işleme ve dikkatimizi bölme şekliyle ilgilidir. Psikoloji ve nörobilimde (beyin bilimi) bu durum "bilişsel yük" ve "çift kodlama teorisi" gibi kavramlarla açıklanır. Teknik açıdan beynimizin altyazı okurken neden zorlandığını ve bunu neden daha çabuk unuttuğunu şu başlıklarla açıklayabiliriz: 1. Bölünmüş Dikkat (Split Attention Effect) Beynimiz bir filmi izlerken iki temel duyu organını kullanır: Göz (görsel) ve Kulak (işitsel). ·         Dublajlı filmde: Kulağınız konuşulan dili doğrudan anlar. Gözleriniz ise sadece ekrandaki aksiyona, oyuncunun yüz ifadesine, renklere ve detaylara odaklanır. Beyin iki duyuyu paralel ve rahatça işle...