Matrix Filminde Seyrüsülûk (Yolcunun Uyandırılması ve Eğitimi)
| ![]() ![]() ![]() |
Seyüsülükte en önemli unsurlardan birisi seçilen kişinin uyandırılması aşamasıdır. Bu uyandırılma yani onun kendi misyonunun farkına varması, bilinçlenmesi anlamına geliyor. Filmde daha başlangıçta seçilmiş olan kişinin uyuyor olması dikkat çekiyor. Dolayısıyla bu uyandırılacaktır ve uyanmadan önce onun bilgisayarında nehar kelimesinin gözükmesi de dikkat çekicidir. Nehar anladığımız kadarıyla bir dergi veya gazetenin başlığı oluyor. Arapçada nehar gündüz anlamına geliyor. Yani gündüz oldu. Bu artık uyanma
vaktinin geldiğini bize gösteriyor. Bu sahneden sonra karşımıza çıkan sahnede İngilizce wake up neo yazıyor. Neo uyandırılacak olan şahsın ismi. Wakeup'ta uyan demek. Kişi hem maddi anlamda hem de manevi olarak uyandırılmakta. Manevi olarak uyandırılması da bilinçlenmesi anlamına geliyor. Burada şöyle bir sahne var. uyandıktan sonra kapı çalacak ve birtım şahıslarla karşılaşacak. Ancak bunlarla karşılaşmadan önce kapı sesini veren İngilizcede kelimeler ekranında karşısına çıkıyor. Bu kelimeleri gördükten sonra kapı sesini
duyuyor. İşte bunlar olağanüstü olan, olağan dışına çıkan bir durumla karşılaştığının bilincine varmasını sağlıyor. Ancak bu süreç yavaş yavaş oluyor. Kapıyı açıyor ve daha önce anlaştığı şahıslarla karşılaşıyor. Kapıda karşılaştığı şahıslardan en önde olan erkeğim kendisine "Sen benim kurtarıcımsın" demesi dikkat çekici. Zira özellikle kurtarıcı figürlerin seyri sülükünde onlar başlangıçtan itibaren bir kurtarıcı olarak görüldüklerinden dolayı bu konu onlara yavaş yavaş hissettirilmeye başlanır.
Burada anormalliklerle karşılaşan şahıs şu soruyu sorar. Hiç uyanık mısın? Uyuyor musun? Bundan emin olamadığın duygusuna kapıldığın oldu mu? Zira öyle şeyler yaşamaktadır ki bunlar onda ben rüyada mıyım gerçekte yoksa uyanık mıyım? Bu soruyu sormasına sebep olmakta.
Seyri sülük, seyir ve sülük kelimelerinin birleşiminden meydana gelmekte. Seyir ve sülük gerçekte eş anlamlı kelimeler. İkisi de bir talibin, bir rehberin eşliğinde ahlaki ve ilmi tekamül yolculuğu olarak kabul edilebilir. Seyrü sülük kavramı ve onunla ilişkili birçok husus İslam dini metinlerinde yer almaz. Örneğin belli bir kişinin seçilmesi, diğerlerinden farklı olarak ona birtım bilgilerin verilmesi, onun farklı bir eğitime tabi tutulması. İslam dini bütün bireyleri ilgilendiren kurallar koyar ve herkesten bu kurallara
uyulmasını ve yapılması gereken eylemlerin herkes tarafından yerine getirilmesini talep eder. Bununla birlikte seyri sülük İslam dinine aykırı kabul edilmez. Nitekim İslam dinine girmek için kusur abdesti alınması, kelime-i şehadet getirilmesi gibi birtım eylemler vardır. Ayrıca insanların bazı dini fiilleri yerine getirmesi, ahlaki açıdan kemale ermesi İslam dininin amaçlarındandır. Bununla birlikte seyrü sülük birtakım tasavvufi tarikatlarda mevcuttur. İslam dininden önce de birtakım kültürlerde
bizler seyri sülük görmekteyiz. Birtakım şahısların seçilmesi, onların bir rehber eşliğinde eğitilmesine dair uygulamalar birtakım kültürlerde mevcuttur. Bizler seyrü sülük konusunu Türkiye'de en iyi şekilde ortaya koyan uslat dizisini görmekteyiz. Ancak bu videoda uslat dizisine yer vermeyeceğiz. Yabancı bir film olan Matrix'te seriülük konusunun işlenişini ele alacağız. Matrix filmi sayılarla başlar. Sayıların çok özel anlamları vardır. Her şeyden önce sayılar bir şeyin başlangıç tarihini ve sonlanma zamanını gösterir.
Herhangi bir talip bir şeye başlayacağı zaman o vaktin belirlenmesi sayılarla mümkün kabul edilmektedir. Seyüsülükte en önemli unsurlardan [boğazını temizler] birisi seçilen kişinin uyandırılması aşamasıdır. Bu uyandırılma yani onun kendi misyonunun farkına varması, bilinçlenmesi anlamına geliyor. Filmde daha başlangıçta seçilmiş olan kişinin uyuyor olması dikkat çekiyor. Dolayısıyla bu uyandırılacaktır ve uyanmadan önce onun bilgisayarında nehar kelimesinin gözükmesi de dikkat çekicidir. Nehar anladığımız kadarıyla
bir dergi veya gazetenin başlığı oluyor. Arapçada nehar gündüz anlamına geliyor. Yani gündüz oldu. Bu artık uyanma vaktinin geldiğini bize gösteriyor. Bu sahneden sonra karşımıza çıkan sahnede İngilizce wake up neo yazıyor. Neo uyandırılacak olan şahsın ismi. Wakeup'ta uyan demek. Kişi hem maddi anlamda hem de manevi olarak uyandırılmakta. manevi olarak uyandırılması da bilinçlenmesi anlamına geliyor. Burada şöyle bir sahne var. Uyandıktan sonra kapı çıkacak ve birtım şahıslarla karşılaşacak.
Ancak bunlarla karşılaşmadan önce kapı sesini veren İngilizcede kelimeler ekranında karşısına çıkıyor. Bu kelimeleri gördükten sonra kapı sesini duyuyor. İşte bunlar olağanüstü olan, olağan dışına çıkan bir durumla karşılaştığının bilincine varmasını sağlıyor. Ancak bu süreç yavaş yavaş oluyor. Kapıyı açıyor ve daha önce anlaştığı şahıslarla karşılaşıyor. Kapıda karşılaştığı şahıslardan en önde olan erkeğim kendisine "Sen benim kurtarıcımsın" demesi dikkat çekici. Zira özellikle kurtarıcı figürlerin seyri sülükünde
onlar başlangıçtan itibaren bir kurtarıcı olarak görüldüklerinden dolayı bu konu onlara yavaş yavaş hissettirilmeye başlanır. Burada anormalliklerle karşılaşan şahıs şu soruyu sorar. Hiç uyanık mısın? Uyuyor musun? Bundan emin olamadığın duygusuna kapıldığın oldu mu? Zira öyle şeyler yaşamaktadır ki bunlar onda ben rüyada mıyım gerçekte yoksa uyanık mıyım? Bu soruyu sormasına sebep olmakta. Karşısındaki şahıs kendisini tasdik eden her zaman buna meskalin denir şeklinde cevap vermektedir. Meskalin bazı kaktüs türlerinde bulunan
kişinin bilincinde farklılıklar yaratan, birtakım halüsinasyonlar görmesine de sebebiyet veren bir maddedir. Burada kullanılan dil çok dikkat çekicidir. Şahıs, "Uyuyor muyum, uyanık mıyım?" bunu merak ediyor. Bunun karşısındaki şahıs da evet böyle bir şey mümkün diyor. Bu anormal durumu yaşatabilecek bir maddeden bahsediyor. Bunu zikretmesi, bu konuyu düşünmesine sebebiyet vermektedir. Daha sonra kendisiyle iletişim kurulur. Bu iletişimde karşı taraftaki şahıs, "Sana göstereceğim şeyi görmeye hazır
mısın? Bilmiyorum" der. Yani artık zaman geldi mi tam emin değilim. Bunun üzerine o neden söz ediyorsunuz? Ne oluyor bana? Artık iyice anormal bir durumla karşılaşmaktadır. Yani hayatın olağan akışına aykırı birtım unsurlarla karşılaşmakta. Bu onda hayret yaratmaktadır. Karşı taraf sen osun ne oo demekte. Yani sen diğerlerinden farklısın. Seçilmiş kişisin. Yavaş yavaş bu hakikatleri ona hissettirmekte. Daha sonra rehber olarak kabul edilecek yani filme göre rehber olarak kabul edecek kişiyle karşılaşıyor. Rehber olan
şahıs diyor ki, "Neden burada olduğunu anlatayım. Buradasın çünkü bir şey biliyorsun. Bildiğin şeyi açıklayamıyorsun ama hissediyorsun. Dünyada ters giden bir şeyler var. Ne olduğunu bilmiyorsun ama orada." Dikkat edilirse bu aydınlanma yolculuğuna başlayan şahıs birtakım sorular sormaya başladıktan sonra uyandırılma vakti gelir. Uyanmadan önce sorular sormaya başlar. o sorulara cevap arama noktasında uyandırılır. Yani manevi olarak uyandırılır, bilinçlendirilir. Bu bilinçlendirme aşamasından önce şahıs bu filmde olduğu
gibi seçilmiş kişi birtakım sorular sormaya ve soruların cevaplarını aramaya başlar. Şayet böyle bir durum yaşamasa onu uyandırılmasının bir anlamı olmaz. Zira bu durumda kendisine verilen bilgiye merak duymayacaktır. Önce bir merak başlar, sonra uyandırılma aşamasına geçilir. Sonra ona şu cümleyi kullanır. Sen de gördüklerini kabullenen birinin gözleri var. Yani artık hayatını olağan akışını bozan, olağanüstü birtım unsurlarla karşılaşmakta. Bu durumda kişi bu olağanüstü olan şeyleri inkar etmeye yönelir. İnkar etmemesi
gerekiyor. Bunun için gördüklerini kabullenen birinin gözleri olmalı. Yani böyle bir bilinç olmalı. Zaten seçilen şahısta böyle bir bilinç olmazsa ona bir bilgi vermenin, onu bir yolculuğa sokmanın hiçbir anlamı olmayacaktır. Yine burada filme göre rehber kabul edilen kişi yalan bir dünyada yaşadığını, gözlerinin önüne çekilen bu dünyada ve beynin içindeki adeta hapishanede gerçeğin bulandığını, görülemediğini söyler. Bu tasavvuftaki öğretiyle de uyumludur. Nitekim tasavvufta bu dünyanın bir hayal alemi
olduğu, hakikatinin olmadığı üzerinde durulmaktadır. Filmin bu sahnesinde kahramanın filmin başında sorduğu soruya benzer bir durum kendisine hatırlatılmakta. Gerçek olduğuna inandığın bir rüya gördün mü? Ya o rüyadan uyanamazsan o zaman hayal dünyası ile gerçek dünya arasındaki farkı nasıl bilecektin? Bizler rüyamızda bazen çok absürt şeyler görebiliriz. O zaman rüyada olduğumuzu düşünebiliriz. Uyandığımız zaman da o rüya deriz. Peki şu an yaşadığımız hayat o da bir rüya ise ve ondan biz uyanamıyorsak o zaman
bunun gerçekliğini nasıl anlayabileceğiz? Burada çok önemli bir soru soruluyor. Gerçek mi yoksa gerçekliği olmayan bir rüyada mı yaşıyoruz? Uyandırma eylemi olduğu gibi yeniden dirilme eylemi de seçilmiş kişi için söz konusu olacaktır. Filmin bu aşamasında ölüm ve yeniden doğuş motifi işlenir. Seyri sülükte de yolcu salih ölür. manen ve sonra yeniden dirilir. Bunun yapılma sebebi salihteki birtım kötü alışkanlıkların, zaafların ondan arındırılmak istenmesidir. Bu aşamaya geldiğinde artık birtım
gerçekler kendisine söylenmeye başladığı zaman ne olursa olsun yani uyandırılan kişi, bilinçlendirilmek istenen kişiye bilgi yavaş yavaş veriliyor olsa da aşıma aşıma gidiliyor olsa da bir noktaya geldiğinde o hakikat karşısında inanmıyorum refleksi gösterir. Gerçeği inkar eder. Bu çok önemli bir aşamadır. neden inkar eder? Zira hayatın olağan akışını bozan bir durumla karşılaşmıştır. Bu nedenle o olağanüstü olan şeyi inkar eder ve buna inanmama meyli gösterir. Filmin bu sahnesinde bilinçlendirilecek olan tekamül
yolculuğu başlayacak olan şahsın belli bir yaşta bu yolculuğa başladığı belirtilir. zaman üstat tarafından, rehber tarafından belirlenir. Filmin başlangıcının sayılarla ilişkili olması da bununla alakalıdır. Zira sayılar o vakti zamanı gösterir. Burada rehber eğiteceği kişiyi aradığından bahseder ve o aradığı kişiyi de bulduğunu böylece arayış aşamasının safahatının bittiğini söyler. Tabii böyle bir ifade seçilen kişi de acaba söylediği kişi ben miyim? hissi uyandırır. Bu sırada soru sormasına imkan verilmez.
Başka bir konuya geçilir ve biraz dinlenmesi söylenir. Zira henüz tam olarak hakikatleri algılama noktasında değildir. Her şey ona ağır gelebilir. Zaten filmin bu sahnesinden önceki başka bir sahnede gerçek kendisine söylendiği zaman onu inkar etmişti. Bu nedenle daha gideceği önemli bir yol vardır. Her şey birdenbire kendisine söylenmez. Efendim benim Matrix filminden anladığım hususlar bunlardır. Bundan sonraki bir videomuzda usat dizisinde serü sürülü konusunu ele alacağız.
Önceki Yazı
« Prev Post
« Prev Post
Sonraki Yazı
Next Post »
Next Post »

| 

