Roma İmparatorluğu'nun Çöküşü (1964)
| ![]() ![]() ![]() |
Bu filmi seyretmelisiniz...
|
Roma
İmparatorluğu'nun Çöküşü |
|
|
The Fall of
the Roman Empire |
|
|
|
|
|
Yönetmen |
|
|
Senaristler |
Ben Barzman |
|
Yapımcı |
|
|
Başroller |
Sophia Loren |
|
Görüntü
yönetmeni |
|
|
Kurgucu |
|
|
Besteci |
|
|
Renk süreci |
Renkli
(Technicolor) |
|
Yapım
şirketi |
|
|
Dağıtım
şirketleri |
Paramount Pictures (ABD) |
|
Çıkış
tarihleri |
24 Mart
1964, İngiltere |
|
Süre |
188 dakika |
|
Ülke |
|
|
Dil |
İngilizce |
|
Bütçe |
19.000.000 $ |
|
Hasılat |
4.750.000 $ |
Roma İmparatorluğu'nun Çöküşü, 1964 ABD yapımı tarihi epik filmdir. Özgün adı The
Fall of the Roman Empire olan film Türkiye'de
ilk kez 27 Aralık 1965'te 3 saatlik özgün uzunluğuyla gösterime girmişti. 18
Nisan 1978 tarihinde ise bu kez epeyce kısaltılarak ve İmparatorlar
Çarpışıyor adıyla sinemalarda tekrar gösterilmiştir.[1][2]
Özgün senaryosunu Ben Barzman, Basilio Franchina ve Philip Yordan'ın
birlikte yazdıkları filmi Anthony Mann yönetmiş, 70 mm
geniş perde Ultra Panavision
görüntülerini Robert Krasker çekmiştir.
Filmde, başta dönemin yıldız oyuncuları Sophia Loren,
Stephen Boyd,
Alec Guinness,
James Mason,
Christopher Plummer, Anthony Quayle,
John Ireland, Ömer Şerif
ve Mel Ferrer olmak üzere çok geniş bir
oyuncu kadrosu yer almıştır. Filmin zengin kostümleri, 1960'lı ve 1970'li
yıllarda popüler olan ve özellikle de İtalya'da bolca üretilen ve "Sword
and Sandal Films" (kılıçlı sandaletli filmler) de denilen tarihsel epiklere
malzeme temin eden İtalyan firması Cerratelli & Peruzzi tarafından
yapılmıştır. Dimitri Tiomkin'in film için bestelediği özgün
müzik 1965 yılında Oscar'a
aday gösterilmiş, Altın Küre ödülünü kazanmıştı.
Şöhretlerden oluşmuş olağanüstü geniş oyuncu kadrosu, göz kamaştırıcı
görsellerine ve 19 milyon dolarlık (2009'un 131 milyon dolarına denk geliyor[3])
bütçesine rağmen eleştirmenler tarafından vasatın üzerinde bir tarihi epik
olarak nitelendirilen bu üstün yapım, aynı zamanda yapımcısı Samuel Bronston'u iflasa
sürükleyen film olarak da kötü bir şöhrete sahiptir.[4]
"Roma İmparatorluğu'nun Çöküşü", İmparator Marcus Aurelius
(Alec Guinness)'un hükümdarlığının son günlerinden başlayarak oğlu ve halefi Commodus
(Christopher Plummer)'un başa geçtiği 180 ve 192 yılları arasındaki dönemi ele
almaktadır. Bir dönemin ihtişamlı ve heybetli imparatorluğunun savaşlar ve
siyasi çalkantılarla sarsılması, önce iktidar hırsı ve sonrasında iktidarın
yitirilmesinin getirdiği yıkıcı sonuçlar destansı bir dille anlatılmaktadır.
Filmin özgün senaryosuna dayanarak Harry Whittington tarafından yazılan
aynı adlı bir roman da o yıl piyasaya verilmişti (Fawcett Publications, Inc.
& Frederick Muller Ltd., 1964).
Konusu
Film, Roma İmparatorluğu'nun çok uzun yıllara
yayılacak olan çöküş döneminin sadece başlangıç yıllarını yani M.S. 180 ve 192
yılları arasını kapsar. Beş İyi İmparator'dan sonuncusu ve aynı zamanda
bir filozof
olan yaşlı İmparator Marcus Aurelius (Alec Guinness),
Roma'ya bağlı
eyaletlerin ordularıyla birlikte kuzeyli Germen
kabilelerine karşı Tuna boylarında
bir savaş sürdürmektedir. Hasta olan ve ömrünün sonuna geldiğini hisseden
Aurelius, ordugâhında kızı Lucilla (Sophia Loren)
da varken tahtını o sırada Roma'da olan ve pek de hoşlanmadığı oğlu Commodus
(Christopher Plummer) yerine en güvendiği
komutanı olan Livius (Stephen Boyd)'a bırakacağını açıklar. Livius bu
teklife itiraz eder ama tamamen de reddetmez. Zaten bu durum Roma'da
alışılmadık bir şey değildir ve kendisinden önceki dört İmparator da hep kendi
yerlerine evlatlıklarını geçirmişlerdir. Livius (Livius senaryo gereği
yaratılmış kurgusal bir karakterdir) İmparatorun ailesinin içinde büyümüştür ve
Commodus'la çok yakın arkadaşlardır. Üstelik çocukluklarından beri Lucilla'yla
da birbirlerine aşıktırlar ve evlenmeyi düşünmektedirler. Ancak İmparator
Aurelius doğudaki Part Krallığı ile olan sınırını sağlama almak
için politik nedenlerle kızı Lucilla'yı Ermenistan
Kralı Sohamus (Ömer Şerif)'la evlendirmek istemektedir ve bunun için de Krala
bir söz vermiştir.
Roma'dan dönen Commodus babasının plânlarını öğrenince çılgına döner ve o
zamana kadar kardeşi gibi gördüğü Livius'a düşmanca davranmaya başlar. Marcus
Aurelius henüz halefini resmen ilan etmemişken, Commodus'un bilgisi dışında
bazı suikastçılar tarafından zehirlenerek öldürülünce başka seçeneği kalmayan
Livius, Commodus'u Sezar ilân etmek zorunda kalır. Commodus da karşılığında
Livius'u tüm Roma ordularının başkomutanı ve İmparatorluğun ikinci adamı yani
sağ kolu yapar.
Artık İmparator olan Commodus babasının o zamana kadar sürdürdüğü ve onun
bir zafiyeti olarak gördüğü 'barış ve özgürlük' politikalarını (Pax Romana)
terkederek yeni vergiler çıkartır ve özellikle doğu eyaletlerinden yüklü
haraçlar almaya başlar, bu da yeni isyan ve ayaklanmaların çıkmasına neden
olur. Oysa bu sırada kuzeyde Aurelius'un eski politikalarını sürdüren Livius bu
bölgelerde daha olumlu sonuçlar almaktadır. Livius ele geçirdiği Germen
liderlerine birer Roma vatandaşı olmalarını ve boş topraklara yerleşerek
tarımla uğraşmalarını önerir ve onları Roma'ya getirir. Roma Senatosu sert
tartışmaların ardından bu teklifi onaylar. Bu durum Livius'la Commodus'un
arasını açar. Commodus Livius'u görevlerinde azleder, ancak Ermenistan ve diğer
doğu eyaletleri isyan edip ittifaktan ayrılmaya kalkışınca tekrar Livius'a
başvuracaktır.
Livius doğudaki isyanları bastırıp Roma'ya döner. Veba salgınının da vurmuş
olduğu kentte siyasi huzursuzluk başgöstermiştir. Çılgın bir megaloman
haline gelmiş olan Commodus, verdiği sözlerden dönmüş ve Senato tarafından Roma
vatandaşlığı hakkını kazanmış olan Cermen halkını önce kılıçtan geçirmiş,
hayatta kalanları da meydanda yakmak üzeredir. Livius kuzey ordularının başında
Roma'yı kuşatır ve Commodus'u tahtı bırakmaya zorlar. Ama Commodus Livius'a
bağlı lejyon askerlerini altın dağıtarak satın alır. Yalnız kalan Livius'u ve
kızkardeşi Lucilla'yı Cermenlerle birlikte yakmaya kalkar. Kendisine aşırı
güveni gelmiş olduğu için Livius'u elleriyle öldürmeye kalkar, meydanda
yaptıkları kılıç düellosunda Livius Commodus'u öldürür. Ancak başkentte
yozlaşma had safhaya ulaşmıştır. Livius Lucilla'yla birlikte uzaklaşırken Sezar
olmak için senatörler arasında bir açık arttırma başlamıştır bile.
Tarihi farklılıklar
Filmin konusu M.S. 180 ve 192 yılları arasında geçer. Batı Roma İmparatorluğu'nun 476 yılında
tamamlanan ve aslında 300 yıla yayılan uzun çöküş döneminin (1453 yılında
tamamlanan Doğu Roma İmparatorluğu'nun çöküş dönemi daha
da uzun sürmüştür) sadece başlangıçtaki 12 yıllık dönemini ele alan bu epik
film, benzeri üstün yapımlarda çoğu zaman yapıldığı gibi tarihi gerçeklerden
bazı sapmalar gösterir. Öncelikle Stephen Boyd'un
canlandırdığı Livius karakteri kurgusal bir karakterdir ve hikâye oluşumuna
katkıda bulunması için filme katılmıştır. Gerçekte vebadan öldüğü bilinen
İmparator Marcus Aurelius (Alec Guinness)
filmde bir cinayete kurban gitmekte ve zehirlenerek öldürülmektedir. Keza
gerçek hayatta hamamda boğularak öldürülen Commodus
(Christopher Plummer)'un ölümü filmde bir düello
sonunda Livius'un elinden olmaktadır.[4]
Commodus'un kızkardeşi Lucilla'nın ağabeyinin politikalarına karşı çıkması
gerçektir, hatta Commodus'a suikast düzenlediği için idam edilmiştir. Ancak
filmde gösterildiği gibi politik nedenlerle Ermenistan Kralı ile evlendirilmesi
doğru değildir. Üstelik filmde tarihsel gerçeklere aykırı olarak ölümden de
kurtulmaktadır. "Dört ordu muharebesi" denen ve Roma'ya sadık Kuzey
orduları ile doğudaki iki isyancı Roma eyalet ordusu ve Ermeni ve Pers orduları
arasında gerçekleşmiş gibi gösteren böyle bir savaş da gerçekte olmamıştır.
Film Altyazı
LuftWaffe Tarihteki en büyük sorulardan ikisi Roma'nın nasıl
yükseldiğinin ve nasıl çöktüğünün cevaplanmasıdır.
Bu gerçeği kavramaya yaklaşabiliriz,
ancak Roma'nın çöküşünü hatırladığımızda
.
aynen yükselişini hatırladığımız gibi sebebin bir değil, bir sürü olduğunu anlarız.
Ve bu çöküş, kısa bir
sürede olmadı.
300 yıla yayılan bir
süreçti.
Bazı devletler Roma'nın
çöküş süreci kadar bile yaşayamadı.
Milattan sonra 180
yılında, İmparator Marcus Aurelius, Roma lejyonlarının başında, Cermen
kabilelerine karşı Avusturya sınırlarına sefer düzenledi.
Yüce Sezar, tanrıların
işaretleri kötü.
Kalbini bulamadım.
Themonitus, ben küçük
bir çocukken, gizli bir korkum vardı.
Karanlık çöktüğü
zaman, bir daha hiç kalkmayacak zannederdim.
Ama hayatlarımızı
zifiri karanlıkta yaşadıktan sonra bunun
küçücük bir korku olduğunu anlıyorum şimdi.
Yine de Yüce Sezar, güneş daima yükselir, her zaman yükselecektir.
Öyle mi dersin?
Derler ki gecenin
güne dönmeye başladığı zamanlarda ölen insanların sayısı, gündüz ölenlerden
daha çoktur.
Bence gece kulaklara
fısıldıyor: "Bırak, Batı'ya gel benimle sonsuza kadar uyu.
" Yeni bir gün ne getirir ki?
Yeni bir gün ne
getirir sana Themonitus?
Sıcaklık Hayat Renk İnsanlar
Yüce Sezar, Güneş Aynı öngördüğün gibi.
Seni tebrik ederim
Themonitus.
- Themonitus.
- Levius.
Levius mu?
Sezar nasıl?
Bu soruya cevap
vermek için, duruma üç açıdan bakmamız gerek.
Bir: İmparatorumuz 17
yıldır savaşıyor ve çok zor koşullarda yaşıyor.
İki: Hiçkimse Marcus
Aurelius'u gürbüz bir adam olarak tanımlamaz.
Themonitus hakkında
da askerlerin arasında bir espri var.
Diyorlar ki,
Themonitus'a günün tarihinin ne olduğunu sor, sana o gün hakkında konferans
versin.
Sizi iyi gördüm Yüce
Sezar.
Bütün valiler, bütün
krallar, imparatorluğun tamamı sizi aşağıda, vadide bekliyor.
Onları buraya özel
bir sebepten ötürü çağırdım.
Ve oğlum Commodus'u
da tabii.
En iyi arkadaşın
Commodus'u.
Bana şu barbarların
yaşadığı, ormanlardaki son seferinden bahset biraz.
İki-üç kere liderleri
Balimar'ı yakaladığımızı zannetmiştik ama her defasında elimizden kurtulmayı
başardı.
Birkaç güne kalmaz, size
onun kafasını getireceğim Sezar.
Hayır Levius, bana
onun kafasını getirme.
Kafası benim işime
yaramaz.
Bana onu canlı getir.
Ama O, barbarların
kalbi.
İşte o yüzden bana
barbarların kalbini getirmelisin.
Onunla konuşmak
istiyorum.
Onunla konuşmak mı?
Roma, bin yıldır
varlığını sürdürüyor, Şimdi onlarla barış içinde yaşamanın yolunu bulma vakti, Barbar
dediğin insanlarla O yüzden bana Balimar'ı getir.
Canlı olarak ve
çabucak.
Lucila'nın burada
olduğuna dair söylentiler var.
Lucila, Sezar'ın kızı.
Evet Sezar'ın kızı Köpeğin,
kartaldan korkması gibi Kuzunun, kurttan korkması gibi benim kalbim de korkuyla
dolu.
Vesta anne, Roma'nın
ölümsüz annesi, bana yardım et.
Babama sağlığını geri
ver.
İmparatorluğun
üzerine çöken tehlikelerden bizi koru.
Tüm Roma'ya barış
hakim olsun.
Çok güzelsin Güzelsin?
Bunun anlamı nedir?
Anlamını unutalı çok
uzun zaman oldu.
Roma'da iken neden
beni görmeyi bile denemedin?
Hiçkimseyle görüşmek
istemiyor gibiydin.
Dünyadan uzakta
yaşayarak, huzur bulacağımı düşünmüştüm.
Ama daha sonra yalnız
olmakta gerçek bir huzur olmadığını farkettim.
Sadece yalnızlık
vardı.
Ben de çok yalnızdım
Lucila.
İşte buradayım Levius.
Eğer babamın sağlığı
iyiye giderse, ve bir asker olarak görevlerini engellemeyecekse, birbirimizi
görebiliriz.
Eğer sen de istersen İstiyorum.
Petra Kralı
Kitritdarte, Hoşgeldin Kitritdarte, Hoşgeldin Petra.
Omnia Kralı
Costabokus, Omnina Kralı Costabokus'a selamlar.
Severius, Yahudi
ülkesi 2.
konsülü.
Afrika.
- Hoşgeldiniz -
Perjileana, Suriye 2.
konsülü.
Hayır, bence Mısır
valisi Marcelus bu.
Marcelus, Sezar'ın
dostu.
Peki bu kim
Themonitus?
Perjileana, Suriye 2.
konsülü.
En derin
teşekkürlerimi sunarım, Themonitus.
Perjileana, Sezar'ın
dostu.
Hoşgeldin Pericleas,
Atina 2.
konsülü.
Atinalı Pericleas.
Roma, Ermeni Kralı
Hamas'ın, bizimle birlikte olmasından gurur duyuyor.
Yüce Sezar, Ermenistan'ın
tek dileği Roma'ya daha sıkı bağlarla bağlanmaktır.
Britanya'dan
Perthinas, Hoşgeldin Perthinas, Hoşgeldin Britanya, Selam sana Sezar! Selam
sana Sezar! Selam sana Sezar! Valiler, konsüller, Prensler Mısır'ın
çöllerinden, Ermenistan'ın dağlarından, Galya'nın ormanlarından, ve İspanya'nın
ovalarından buraya geldiniz.
Birbirinize
benzemesiniz de aynı giysileri giymeseniz de aynı şarkıları söylemeseniz de aynı
tanrılara tapınmasanız da Kara kökleri ve yeşil yapraklarıyla koca bir ağaç
nasıl oluşuyorsa, Sizler de Roma'yı oluşturuyorsunuz.
Etrafınıza ve
kendinize bir bakın, ve Roma'nın büyüklüğünü görün.
200 yıl önce
Galyalılar en büyük düşmanımızdı.
Ama şimdi onları dost
olarak selamlıyoruz.
Tüm dünyada, bizim
hala düşmanımız olan sadece iki bölge kaldı.
Bir tanesi burada,
kuzeyde, Barbarlar diye adlandırılan insanlar, diğeri de Doğu'da, Pers ülkesi.
Sadece bu iki sınırda
duvarlar, çitler, kaleler ve düşmanlık bulabilirsiniz.
Ama bunlar, Roma'nın istediği
şeyler değil.
Roma, medeni sınırlar
istiyor, Roma'nın medeni sınırlara ihtiyacı var.
Uzun savaşlar yapmak
zorunda kaldık.
Acılarınız ve
sıkıntılarınız çok büyük oldu.
Ama şimdi yolun
sonuna geldik.
İşte, Barış yüzyılı,
elimizi uzatsak alabileceğimiz mesafede Gerçek bir Romalı Barışı.
Nerede yaşıyorsanız
yaşayın, derinizin rengi ne olursa olsun, barış, kazanıldığı vakit, hepinize
gelecektir.
Hepinize! Roma
vatandaşı olmanın yüksek ayrıcalığı! Yüce Sezar, iyi misiniz?
Yan tarafımda küçük
bir ağrı var.
Geçer.
Artık eyaletler yok,
koloniler yok.
Sadece Roma var.
Her yerde Roma var.
Eşit uluslardan
oluşan bir aile.
Önünüzde uzanan şey
işte bu.
Tanrı o günün
gelişini çabuklaştırsın.
Lucila, Seni her
görmemde, böyle bir güzelliğin babasının nasıl ben olduğuma hayret ediyorum.
Benim bu hayattan
ayrılmamı çok zorlaştıracaksın.
Baba, önünde uzun bir hayat var.
Ölüm de hayatın bir
parçasıdır.
Sana bunu okulda
öğretmediler mi?
Beni bırakmana izin
vermeyeceğim.
Seçme şansımız var mı?
Çok yakında bu akan
kanım, kemiklerim, sinir sistemim ve damarlarım toz olup toprağa karışacak.
Seçme şansımız yok.
Olsun, buradayım yine
de.
Senin kendine daha
iyi bakmanı sağlayacağım.
Yine de çok az zaman
kaldı.
Ve daha fazla
geciktiremeyeceğim bir kararı almak durumundayım.
Oğlumun bana olan
sevgisini gözden çıkardım.
Commodus, asla benim
varisim olmayacak.
Levius, Benim yerime
sen geçmelisin.
İmparatorluk
krallarına ve konsüllerine, varisim olarak seni önermeyi düşünüyorum.
Ama imparatorluğu
değiştirecek birine sizi anlayacak birine ihtiyacınızın olduğunu siz kendiniz
söylediniz Sezar.
1000 yıllık Roma'yı
kuracak olan adam Ben sadece savaşmayı bilirim.
Barbarlarla ittifak
yapmanın yollarını bilmem.
Bulacaksın.
Sana inancım var
Levius.
Ama hakimiyeti
Commodus'la çoktan paylaştınız?
Sorumluluk duygusunun
ve o mevkinin Commodus'u büyütebileceğini zannetmiştim ama yanılmışım.
O sadece
gladyatörlerle ve oyunlarla ilgileniyor.
Fakat Sezar Beni bu
aileye getiren sizdiniz.
Commodus ve ben
kardeş gibiyiz.
Commodus'u ben de
seviyorum.
Ama bu sadece bir his.
Kişisel bir his.
Yüce Sezar, Prens
Commodus, size selamlarını gönderdi.
Şu anda karlı ülkede,
iki gün sonra burada olacak.
Belki de Commodus'u
karşılamaya gitmeliyim Yüce Sezar.
Evet Levius, git ve
onu karşıla.
Ve dediklerim
hakkında düşün, zamanımın da çok azaldığını unutma.
Her ne kadar Commodus
benim kardeşim olsa da ben de senin yaptığını yapardım baba.
Sen de mi Levius'u
seçerdin?
Evet! Evet Sadece Neden
tereddüt ediyor ki?
Böyle büyük bir
sorumluluğu almakla karşılaştığı zaman, tereddüt etmeyecek bir adam olsaydı, onu
seçmezdim.
Gel, yanıma otur.
Dur, bir bakayım sana.
Mutlu musun?
Mantıken mutlu
görünüyorsun, ama bununla beraber Ama ne baba?
Vesta'nın sunağına
çekildiğin zaman düşündüklerin hakkında, rahatsız edici bir fısıltı geldi
kulağıma.
Düşündüğün zaman
hayatın çok basit olduğunu biliyorum.
Aynı benim güzelliğim
ve çirkinlik gibi.
Bir zamanlar hayatın
bana çok çirkin gelmesi gibi.
Annen yüzünden mi?
Utanç duyuyordum.
Sana öyle acılar
çektirdi ki! Onunla mutlu olduğumuz zamanları, ve güzelliğini hatırlıyorum.
Ama beni sevmekten
vazgeçtikten sonra, başka yerlerde sevgililer aradı.
Sen en iyisisin.
Bütün erkeklerin en
iyisi, en büyüğü! Böyle mi ödemesi gerekiyordu baba?
Sadece güzel
zamanlarda yanında, Ve sonra ihanet Diğer insanları daha fazla anlamayı
denemeliyiz.
İnsafsızlığı ve
zayıflığı anlamak mı?
Bunları bile Hayatı
anlamakta öyle büyük bir kabiliyetin var ki Lucila Ama sanırım daha fazlasını
istiyorsun.
Merhamet göstermeyi
öğren, Şefkat etmeyi öğren, kendin için de Kendine merhamet göster ve şefkat et.
Gelecek, senden çok
fazla şey talep edecek Baba Levius! Levius! Commodus! Commodus! Galius Levius,
büyük savaşçı, seyyah! Commodus! En güçlü Romalı! Seni özledim.
İyi misin?
Ben asla iyi olmam! Sana
anlatacak çok şeyim var.
Benim de.
Hepimiz Roma'dan
geliyoruz.
Julianus, Şanlı
gladyatör.
Baba, Seni pek az
gördüm.
Bu benim arzum
değildi.
Benim de değil.
Ama bu savaşların
sonu gelmiyor.
Sonu gelmez, çünkü sen
çok yumuşak huylusun.
Ben olsam çok daha
farklı şekilde savaşırdım.
Farklı şekilde
yaptığımız bir sürü şey var Commodus.
Roma'ya daha sık
gelmeni isterdim.
Yeni bir nesil olarak
tamamen yeni olan bir sürü şey var.
Yaşlandığımı mı ima
ediyorsun yani?
Belki de bunadığımı?
Sen gideli beri Roma
değişti.
Roma değişti.
Gladyatörlere
dalkavukluk ediyor artık.
Kızkardeşim, senin
kendini Vesta anaya adadığını zannediyordum.
Ve Roma'yı sana ve
atletlerine bıraktığımı mı zannediyordun?
Dişi filozof.
Hatırladığım
kadarıyla, yürümeye başlar başlamaz tartışmaya başladığınızı hatırlıyorum.
Yorgun olmalısın.
Ve susadım da.
Yakında konuşacağız.
Gel, bak sana kimleri
getirdim.
Vitorious Poliminus
ve Victorinus.
Tam dört savaşa
beraber girdik.
Felibus, tüm Roma'nın
en büyük gladyatörü.
Yüz kavgadan galip
ayrıldı.
Savaşınıza katılmak
için geldik.
Askerler gibi savaşan
gladyatörler mi?
Neden olmasın?
Lejyonlarınıza
öldürmeyi öğreteceğiz.
Gel biraz şarap
içelim.
Sezarımız Marcus
Aurelius, iyi görünmüyor.
Ölen bir adam asla
patırtı çıkarmaz.
Ama sen ve senin gibi
adamlar, Sezar'ın öldüğünü bildikten sonra Roma'dan uzak başka daha nerede huzur
içinde ölebilir ki Biliyor musun Levius, seninle birlikte olduğumda, kendimi
çok iyi ve güvende hissediyorum.
Bu hiç değişmesin.
Sezar daha biraz önce
bana değişmesi gerektiğini söyledi.
Babam her zaman çok
fazla düşünür.
Bu günlerde her
Romalı'nın düşünmesi gerekiyor.
Bırak şimdi Levius, Bir
süre için onun o dürüst savaşçı yüzüne bakmayı ve filozof rolünü oynamayı kadınlara
bırakalım.
Düşünmeyi bırakıp
içelim.
Eski günlerdeki gibi
mi?
Eski günlerdeki gibi.
Mantık çalışıyor
musun?
İkilem nedir, biliyor
musun?
İkilem Sadece iki
olasılık varsa ve ikisi de yapılamaz ise bu, ikilemdir.
Kaide budur.
Benimle iç.
İç benimle, şimdi! İç
benimle! Ben Sezar'ın oğluyum! Seni canlı canlı yakabilirim! Levius, Dostum Kardeşim
Seni rahatsız eden bir şeyler var, değil mi?
Baban benden varisi
olmamı istedi Benim kendi babam Ama onun oğlu benim.
Benden oldukça fazla nefret
ediyor olmalı.
Senden nefret etmiyor.
Bunu ondan ben
istemedim, Commodus.
Ama reddetmedin de.
Reddetmemi iste! İstemek
mi?
Eğer dikkatli
dinlersen, Tanrıları duyacaksın.
Tanrıların
kahkalarını duyacaksın.
Kahkalarını
duymuyorum! Tanrıların karar verdiği şeyi yapacaksın! Bu senin için.
Düşünür.
Levius.
Lucila.
Commodus'la işini ve
şarap içmeyi bitirdin mi?
Dünyam birden bire
çok garip bir hal aldı.
Nerede olduğuma bile
emin değilim.
Sadece tek bir şeyden
eminim.
Seni seviyorum,
Lucila.
Eğer bu kadar
eminsen, bunu söylemen neden bu kadar uzun zaman aldı?
Sanırım bütün o
yıllar boyunca bunu biliyordum.
Bir günün bunun
olacağına emin olmalıydım.
Bildiğimizi
bilmiyorduk.
Bildiğimizi bilmemek?
Bu nasıl mümkün
olabilir?
Nasıl olduğunu
bilmiyorum.
Ama şimdi anladığım
bir şey var ki O da daima benimle olduğun idi.
Her yerde Benimle
birlikte savaşa giriyordun.
Soğuk topraklarda
benimleydin.
Ama bunu sen de
biliyorsun.
Sadece bu! Bunu
biliyorum.
Sen de benimleydin.
Daima! Hayattan kaçıp
uzaklaşmak istediğim çok zamanlar oldu ama yapamadım çünkü kendime sürekli şunu
dedim: bir gün benimle birlikte olacaksın.
Hayatımın geri kalan
kısmında seninle birlikte olmak istiyorum.
Seni seviyorum.
Seviyor musun Levius?
Onu bana sağ salim
geri getir.
Onu bana çabucak geri
getir.
Beni sonsuza dek
sevmesini sağla.
Bu adamları hatların
gerisine geçir.
Balimar'a tuzak
kuracağız.
Saldırıya ben
liderlik edeceğim.
Savaşta ilk
gönderecek olduğumuz adamlar, yem olacak kullanılacak.
Büyük bir kısmı
ölecek.
Özellikle de
liderleri için çok tehlikeli olacak.
Bu savaşta öncüler
biz olacağız.
Yeminiz olacağız.
Eğer ölürsem,
tanrılar benimle birlikte değildi demektir.
Ve o zaman Levius dostum
kardeşim, büyük bir sıkıntıdan kurtulmayacak mısın o zaman?
Kumandan olarak
göreviniz adamlarınızla birlikte ilerlemek.
Barbarların sizi
zayıf görüp, saldırmalarına ikna edilene dek ormanın iyice derinliklerine
gireceksiniz.
Biz yetişip tuzağı
kapatana dek, direnip pozisyonunuzu koruyacaksınız.
Direnip pozisyonumuzu
koruyacağız.
Balimar! Balimar
kaçtı.
Çünkü
gladyatörlerinizden bazıları korkağın tekiydi! Baba Baba Karar verildi, Lucila.
Ermeni tahtı Roma'ya bundan
daha yakın olamazdı.
Roma'nın bir parçası,
güzel bir parçası Ermenistan'ın olacak.
Lucila, bunlarla
ilgilenmeni istiyorum.
Onları, ormandaki
savaş esnasında yazdım.
İlgileneceğim baba.
İmparatorluğun
geleceği hakkındaki korkularımın, mantıksız olduğuna kendimi ikna etmeyi
denedim ama korkularım mantıksız değil.
Doğu Lucila, tehlike
Doğu'da yatıyor.
Roma'nın doğu
sınırlarındaki itibarını tüm dünyaya göstermek için bir ittifak anlaşması
yapmalıyız.
Ermenistan ile
ittifak Ve bu sebeple Sezar kızını Ermenistan kralına mı vermeli Tanrıların
memnun olacağını umuyorum.
Aşkın olmadığı bir
evliliği tanrıların gerçekleştirmeyeceğini umuyorum.
Baba Aşkın olmadığı
bir evliliğin ne anlama gelebileceğini sen herkesten daha iyi bilirsin.
Evet.
Evet bilirim.
Beni sevdiğini
biliyorum.
Bu yüzden Bu yüzden
bana soracak olursan bütün gücünle başka bir yol bulmayı, denemeliydin Evet,
denedim.
Bulamadın mı?
Hayır Bulamadım.
Öyleyse bu evlilik
yapılmalı Roma, korkakları cezalandırır mı?
Durdurun şunu! Durdurun
şunu, durdurun! Bize korkak diyene bak! Sizin 20 adamınız bizim 20 adamımıza
karşı savaşsın.
Cesaretiniz varsa
çıkın, korkaklık ne demek görürsünüz o zaman! Yoldan çekil! Kimse Berilus'a
dokunamaz! Kuzey ordularının komutanı benim! Cezalandırmaya devam edin.
Buna izin
vermeyeceğim! Geri çekil Commodus! Çekilemem.
Ben de! O zaman
tanrılar karar versin.
Evet, tanrıların
işaretleri kötüymüş.
Kimin için kötü?
Bizim için mi, Roma
için mi?
En azından burada
açıkça konuşabiliriz.
Nasıl bir şey hoşuna
giderdi Julianas?
Yapacağımız her küçük
hamleyi ve tavsiyelerini bizlere yazılı mesajlar halinde göndermeleri mi?
Bir imparatoru
öldürmek küçük bir hamle mi?
Richard Sezar ölüyor
ve o bunu biliyor.
Commodus'u mirasından
her an mahrum edebilir ve Levius'u varisi olarak ilan edebilir.
Bunu bir kez ilan
ettiğinde de Bizim için hiçbir ümit kalmaz.
Sezar'ı öldürmek mi Commodus
biliyor mu?
Commodus bilmiyor.
Asla bilmemeli.
Sezar'ın ölümü Sürekli
yanında olan bir sürü kişi var.
Bu nasıl yapılabilir
ki?
Çok kolay.
Hepimiz biliyoruz ki Sezar
meyvayı sever.
Elma.
Bu bıçak, ölümcül bir
zehir taşıyor.
Yılan oyması bulunan
tarafı zehirli.
Meyvayı bununla kes, bir
elmayı mesela.
Zehirli yarımı
Sezar'a ver, diğer yarımı sen ye.
Ve sonra Çok yaşa
İmparator Commodus.
Bu iş, yüzlerce görgü
tanığı olmadan yapılabilir.
Kimse zan altında
kalmaz.
Sezar'a elmayı kim
verecek?
Ona bu kadar yakın
olan kim var ki?
Ben varım.
Sen mi?
Sen körsün.
Bıçağın hangi yüzünün
zehirli olduğunu anlamak için dokunmak zorundayım.
Kör bir adamdan daha
iyi kim yapabilir ki bunu
Kendinle alay edebilir misin, Marcus Aurelius?
Koca Roma imparatoruna bir bak
Bir köleden hiçbir farkın yok.
Peki, kim ya da ne senin efendin?
Köle!
Senin için önemsiz bir mesele.
Bir buğday tanesi kadar bile önemli değil belki de Bilgeliğini
ne için kullanacaksın şimdi?
Cevap yok mu?
Yıllar boyu okuyup üzerinde kafa patlattığın şeyleri düşün
bir
Ve konuşmaları da Marcus Aurelius.
Arkadaşın Themonitus ile saatlerce konuştuğunuz şeyleri
Elbette ki bütün bunlar, bu ana hazırlanman içindi.
Ancak başarısız oldun, değil mi?
Hazır değilsin Neden?
Ölüm hakkında yapılan
bütün o konuşmalar zihnini bulandırmak için miydi?
Zihninin derinliklerinde,
bu gizemlerin gizemine gitmeden önce bilgeliğinin bir işe
yaramayacağını,
yoksa bilmiyor muydun
Bunu bir kere kabul ettiğinde,
diğer bütün bilgiler ve yetenekler,
saçma ve anlamsız hale geliyor.
Ve sonra bunun hakkında düşünmeyi, konuşmayı, okumayı
ve merak etmeyi bırakıyorsun.
Belki de böylesi daha
iyi.
Eğer insanoğlu hırsını bir yana bırakıp
birbirleri ile konuşursa Her şeyden önemli olan şey:
konuşmak.
Onlar artık insanoğlu değildir.
Benim için geldi.
Suskun denizci, beni gölge nehrinin,
karşı kıyısına taşımak için geldi.
Sana hazır değilim.
Ben her zaman düşmanlarımla anlaşma yapmak istemişimdir.
Bir anlaşma yapamaz mıyız?
Anlaşmanın sana düşen kısmı iki yıl beklemek.
Bir yıl! Onu bir
yıldan kısa bir süre içinde yapamam.
Arkadaşlık, haz ya da aşk aramıyorum.
Ben, Roma adına
konuşurum.
Ve ben Roma
dediğimde, kastettiğim şey dünyadır.
Gelecek.
Benim payıma düşen şey ise acı içinde yaşamaya hazırlanmak.
Bir yıl Bir yıl sana
ne ifade eder?
Aptal şey!
Bunu söyleyen bendim.
Yaratılışımızda yok
mu zaten incir ağaçları incir vermek içindir, bal arıları bal yapmak içindir, aslanlar
da topraklar fethetmek içindir
O yüzden bu düşünce mantığı seni bana getirmeli.
Saflığımı bağışla.
Kör ve sağır olduğunu anlayamadım.
Karar verdiğin zaman benim
için gelebilirsin.
Elim bize yol
gösterecek.
Ama sana şunu söylemem lazım ki
henüz kavrayamadığımız müthiş bir gerçek var.
Sen misin Cleanda?
Sizin için
yapabileceğim bir şey var mı Yüce Sezar?
Acı çekiyorum.
Yunanlılar, acıyı
hafifletmek için meyveden daha iyi bir şey olmadığını söylerler.
Bunu paylaşalım.
Kral Hamus ile
nişanlandım.
Ama sen benimsin?
Babam söz verdi.
Buradan uzaklara
kaçalım.
Nereye gidebiliriz ki?
Yalnız
kalabileceğimiz herhangi bir yer olabilir.
Öyle bir yer yok ki Ben
Sezar'ın kızıyım.
Bir kadın Bu daha
yüksek bir mevkidir.
Böyle yaşayamam.
Sensiz de yaşayamam.
Ben seçimimi yaptım.
Sezar'ın varisi olmak
ya da aşkın arasında seçim yapmak zorunda idim.
Aşkını seçtim.
Yapamam.
Başka nasıl
yapabilirsin ki?
Gerçek olan tek şey
bu.
Geri kalan her şey yarım
bir yaşam.
Hayal Sadece bu
gerçek.
Beni ben yapan her
şeyi unutmamı nasıl benden istersin?
Hayatımın bütün
anlamı bu.
Aşk olmadan hayatının
nasıl bir anlamı olabilir ki?
Bunun olmasına izin
vermeyeceğim.
Baba neden beni reddettin?
Sezar ölüyor! Baba Levius
Bir belgemi aramanı istiyorum Themonitus.
Babamın varisinin
ismini yazdığı belgeyi.
Öyle bir belge yok.
Olmalı.
Son sözü Levius oldu.
Buna tanıklık
edebilirim.
Sezar'ın da isteği
buydu, varisinin sen olmanı istiyordu.
Lucila, sadece senin
tanıklığınla şüpheler olacaktır.
Sezar, şüphelerle
gölgelenmeden Sezar olmalı.
Marcus Aurelius'un
gerçek varisinin kim olduğunun ispatlanmasının başka yolu yok mu Lucila?
Selam sana şüphesiz
Sezar! Selam sana Commodus! Selam sana Sezar! Selam sana Commodus! Selam sana
Sezar! Selam sana Commodus! Selam sana Sezar! Bugün yaptığın şeyi asla
unutmayacağım.
İmparatorluğun dört
bir köşesinde duyulsun ki, ben Commodus, Yüce Sezar, Galius Matheus Levius'un tüm
Roma ordularının başkumandanı olduğunu ilan ediyorum.
Roma
İmparatorluğu'nun 2.
konsülü, Sezar'dan
sonraki 2.
adam! Selam sana
Sezar! Selam sana Sezar! Selam sana Sezar! Selam sana Sezar! Unutma, sen bir
ölümlüsün.
Selam sana Sezar! Selam
sana Sezar! Bütün bu binalarda, hukuk sistemini ve Roma'nın tüm büyük
adamlarının yazdıklarını muhafaza ediyorsunuz.
Kocamla buradan
ayrılıyoruz.
Ve yakında bu kentten
çok uzakta olacağım.
Şimdi sizden
istediğim şey babam Marcus Aurelius'un öğretilerini korumanızdır.
Ne olursa olsun, günler
ne getirirse getirsin, bu yazdıkları daima korunsun.
Roma için Babam ölüm
döşeğindeyken, tanrılarla konuştum.
Dedim ki Ben, babam
gibi değilim.
Ve Sezar olarak
taçlandırılırsam, bütün yaptıklarını değiştiririm.
Onlara hayatımı
sundum ve dedim ki "Sezar olmam Roma için eğer iyi olmayacaksa o zaman
öleyim.
" Ama gördüğünüz gibi hayattayım, ve Sezar oldum.
Şimdi Roma'yı bir kez
daha görmek istiyorum, Aydınlığın kentini Neşeyi, güzelliği ve gücü.
Oyunlar
düzenleyeceğiz.
Kent halkının
beslenmesi gerek.
Sizin ve Doğu
vilayetlerinizin bizlere gönderdiği tahıl miktarı ve ödediği vergiler iki
katına çıkarılacak.
Yüce Sezar, bunun
olması imkansız.
Kıtlık çekiyoruz.
Sadece bizim
vilayetlerimiz olan Suriye ve Mısır'da da değil üstelik, Ermenistan, Kapadokya ve
Arabistan'da da kıtlık var! Roma İmparatorluğu'nun tüm Doğu yarısında, -
insanlar açlıktan ölüyor! - Halkın arasında bizi çağırttığınızın duyulmasından
sonra, sevinç ve umut doğmuştu.
İnsanlarımız "Roma
ölmemize izin vermez" "Sezarımız bize yardım gönderecek.
" diyordu.
Eğer bu emirleri
uygularsak, tüm Doğu'nun Roma'ya karşı ayaklanması riskiyle karşı karşıya
kalırız.
Vilayetlerinize
diyeceksiniz ki Mısır'a, Suriye'ye, imparatorluğun tüm Doğu yarısına diyeceksiniz
ki emirlerime karşı en ufak bir direnişle karşı karşıya kalırsam, onları imha
ederim.
Ayrıca şunu da
bilmeliler ki babamın yumuşak yüzünü unutmaları gerekiyor.
Polybus'un klanı ve
lejyonları pusuya düştü, yok edildiler.
Barbarlar! Romalıları
kurban ettiler! Saldırın! Balimar! Kılıçlarınızı ve silahlarınızı bırakın.
Yeteri kadar uzun bir
süredir birbirimizle savaşıyoruz zaten.
Beni asla
sürüyemeceksin! İnsanlarımı Roma sokaklarında asla köle yapamayacaksın! Balimar!
Ne sen ne de insanların asla köle olmayacak! Şerefim üzerine yemin ederim! Sezar
bunu asla kabul etmez.
Onlar savaş esiri! Köle
olarak satılmalılar! Haydi, Romalıları öldürerek ölelim! Zincirleyin onları! Zincirleyin
onları! Ki onlarla insan gibi konuşabilelim.
Sizden sadece söz
vermenizi istiyoruz.
Daha sonra
zincirleriniz çıkarılacak.
Anlamış gibi
görünmüyorsunuz.
Galius Matheus
Levius, zincirlerinizi çıkarmak istiyor.
Sizi, özgür erkekler,
kadınlar yapmak istiyor.
Sizi Romalı yapmak
istiyor.
Levius'un sözünden
şüphe mi ediyorsunuz?
Söyle bana, size
yardım etmek istiyorum.
Bu, Voltran.
Savaş tanrımız.
Eğer senin tanrıların
bizimkinden daha güçlüyse, sana güç verecektir.
Ama güçlü değilse, uzanıp
bizim tanrımıza dokunursun.
Roma askerleri
tarafından kuşatılmış vaziyettesiniz.
İlk çığlığımda
üzerinize çöküp sizi öldüreceklerdir.
Savaşı kaybettik.
Voltran, ölmemiz
gerektiğini söylüyor.
Biraz mantıklı
hareket edelim.
Bizim tanrımızın sizin
tanrınızdan daha güçlü olup olmadığını bilmek istiyorsun.
Bir: Tanrınıza
dokunursam, bundan ne anlayacaksın?
Peki zayıfsam ne
olacak?
İki Size yardım etmek
istiyoruz, sizi özgürleştirmek istiyoruz.
Eğer bağırırsam
hepiniz ölürsünüz.
Her ne kadar eskiden
köleysem de acıya alışkın değilim.
Ben sadece filozofum.
Zayıfım.
Buna değmem.
Barbarlar! Hayvanlar!
Canavarlar! Madem öyle, Voltran'a dokun ki hepimiz tanrımızın zayıf olduğunu
bilelim.
Dayanamıyorum, buna
dayanamıyorum.
İnsanın tahammül
sınırlarının ötesinde Dayanamıyorum.
Levius bütün dünya
bile böyle bir şeye dayanamaz.
Böyle bir dönüş
niyetim yok İnancım yeteri kadar güçlü değildi.
Çığlık bile atmadın Tanrımızı
kabul etmenize gerek yok.
Adetlerinizi
değiştirmenize gerek yok.
Ama bizi Romalı
yapmak istiyorsun?
Sizi sefil, cahil,
yarı-insanlar! Ne için savaştığımızı bile öğrenememişsiniz! Ama yine de Evet Sizi
istiyoruz.
Sizi istiyoruz.
Kardeşim! Eğer Sezar
olmasaydı, Roma'nın en büyük gladyatörü olurdu.
Evet! Siz, arenaya
aitsiniz! Bütün o yolu beni iğnelemek için mi geldin yoksa?
Yaptığın her şeyin bir
amacı vardır, değil mi?
Arkadaşlarının sana
söylemeye cesaret edemediklerini söylemeye geldim.
Doğu illerini isyan
etmeye zorluyorsun.
Anlıyorum.
Beni haşlamaya geldin.
Sana bir şey
hatırlatabilir miyim kardeşim, küçük kardeşine artık emir veremezsin ve onunla
eğlenemezsin.
Sezar olduğumu
unutmuşa benziyorsun.
İstediğimi yaparım.
Yapar mısın?
Yapar mısın! Tek bir
düşüncen var, babamın yaptığı her şeyi mahvetmek! Bana karşı her zaman hınç
doluydun Lucila.
Neden?
Sana ne yaptım ben?
Şu anda yaptığını! Yalan
söylüyorsun.
Babamı bana karşı
sürekli doldurduğunu bilmediğimi mi zannediyorsun?
Buna ihtiyacım yoktu
ki.
Babam, insafsız
davranışlarını ve yaptıklarını zaten biliyordu.
Peki senin insafsız
davranışlarına ne demeli?
Özellikle de
annemize! Öldüğü zaman odasındaydım.
Annemiz ölüyorken Hatırlıyor
musun?
Sana yalvardığını
duydum.
Lucila,
neden benden bu kadar nefret ediyorsun?
Eğer seni incitecek bir şey yapmışsam beni affet.
Ona tek bir kelime
etmeksizin ölmesine göz yumdun.
Bu, insafsızca değil
miydi?
Bir sebebi vardı! Sebep
mi?
Neydi o, bana da
söyle?
Hiçbir şey.
Söyle.
Söyle! Sezar! Silahsızsın.
Bir kadın bile, küçük
bir bıçakla tehlikeli olabilir.
Bıçağı yok.
O benim kızkardeşim Bizi
yalnız bırak.
Yani beni uyarmaya
geldin, öyle mi?
Başka bir sebebi yok
mu?
Levius'un Roma'ya
geri döndüğünü bilmiyor muydun yani?
Bilmiyordum.
Neden geldiğini
biliyor musun?
Benimle burada kal
Lucila.
Ermenistan'ın
sadakatini göstermesi için başka yollar buluruz.
Galius Matheus Levius.
Lucila'nın burada,
Roma'da olduğuna dair söylentiler duydum.
Commodus'un Sezar
olmasından sonra aklına gelen her şeyin mümkün olabileceğini de duydun mu?
Kafanda bir sürü
fikirle geldiğine dair o çılgın dedikoduları duydum.
Yeni bir Roma için.
Babamın Roması.
Bu düşüncelerle
Senato'ya gitmeden önce seni görmek istedim.
Çılgın planlarından
önce Eğer diyecek olsam Levius, bunu yapmanı istemiyorum.
Sadece bu, fazlası
yok.
Yapılmasının
gerekliliğine inandığım şeyi yine de yaparım.
Bu plandan vazgeç,
Levius.
Ki, sen ve Lucila'nın
her zaman beraber olabileceğini sana göstereyim.
Levius, Ne yapacağım
ben?
Düşündüğüm kadar
güçlü değilmişim.
Sensiz yaşamayı
öğrenemedim.
Ayrı kaldığımız
sürece ikimiz için de hayatın bir anlamı yok Lucila.
Sana bunu daha önce
söylemiştim ama dinlemedin.
Babama ihanet
ettiğini düşünmüştüm.
Ama şimdi biliyorum.
İstediğin dünyayı
gerçekleştirmek için kendi yolunu bulmuşsun.
Ama yine de o dünyayı
gerçekleştirmeyi denersem Commodus bizi ayrı tutacak.
O dünyayı
gerçekleştir Levius.
Ve o zaman görelim
bakalım, bizi ne ayrı tutacak?
Selam sana Levius, Almanya
fatihi! Selam sana Levius, Almanya komutanı! Saygıdeğer koruyucularımız ve Roma
senatörleri, Planladığı şeyden haberiniz var mı?
Galius Matheus
Levius, bizden, Roma senatosundan, bu barbarlara, bu vahşilere, Roma
vatandaşlığı vererek onları Roma topraklarına yerleştirmemiz gerektiğini
düşünüyor.
Bu müthiş katillere kardeşimiz
gibi davranmak! Eşit olmak?
Peki ya diğer
eyaletler ne diyor bu işe?
Mesela Galya, bize
son derece sadıklar.
Suriye?
Ve bize tahılımızı
gönderen Mısır?
Eğer bu barbarları
Romalı yaparsak, Roma vatandaşı olmanın ayrıcalığını kendimize kimlerden
saklayacağız ki daha?
Hayır! Hayır! Olmaz! Roma
vatandaşlığının yüksek değeri bir kere düşüp sıradan, ucuz bir şeye dönüştüğü
zaman ne olacak sizce?
Ekmek gibi
dağıtılacak! Hayır diyorum! Bizler Romalıyız! Savaşçıyız! Kafamızdaki bu
zehirli fikirlerden kurtulalım! Liderlerini çarmıha gerin! Geri kalanını köle
yapın! Roma'ya karşı savaşmak neymiş onlara ilk ve son defa olarak öğretin! Bu Roma'nın
tarzıdır.
Roma'nın saygıdeğer
koruyucuları! Küçük bir savaştan önemsiz bir zaferle dönen beni bir asker
olarak selamladınız.
Bunun için size
teşekkür ediyorum.
Ama bugün burada
önemli bir karar almak zorundasınız! Ve bir asker olarak benim alacak olduğunuz
karara ve oylarınıza etki etmemem gerekiyor.
Bu nedenle Sezar'dan ne
bir senatör ne de bir asker olan, ama bir filozof olan, mantık sahibi bir
insanın, benim adıma konuşmasına izin vermesini talep ediyorum.
Romalı dostlarım! Sen
bir Yunansın! Yunan! Eskiden Yunandım, Romalı olmayı seçmiş bir Yunanım şimdi.
- Sen bir kölesin! -
Köle! Köle! Ben köle değilim! Özgürlüğümü kazandım! Romalı dostlarım, ben bir
öğretmenim.
Ve bir öğretmen
olarak bilirim ki Öğrencilerime aynı dersleri yüz kere öğretmeye çalışsam bile,
halen daha anlamıyorlarsa, bu, beni tek bir sonuca götürür: Yanlış olan bir
şeyler var.
Ya derste bir
yanlışlık var, ya da öğretmende! Tam yüz kere barbar dediğimiz bu insanlara, Roma
ile savaşmanın ne anlama geldiğini öğrettik.
Köylerini yakıp
yıktık.
Liderlerini çarmıha
gerdik.
Gençlerini köle
yaptık.
Bildiğim kadarıyla
ölülerini de yaktık.
Köleler de yavaşça
ölüyor Ama bize olan nefretleri, arkamızda bıraktığımız düşmanlık asla ölmüyor!
Nefret, savaş demektir.
Savaş, haraç demektir.
Eyaletlerimizden
koparılan, vergiler açlık, salgın hastalıklar demektir.
Ne büyük bir bedel! Ne
büyük bir israf! Yine de Çözüm basit.
Savaşmamalıyız.
Savaşmamak mı?
Arkadaşların bize
saldırmaya devam ediyorken mi?
Bu, vatana ihanettir!
Bu insanlar amaçlarını çok açık bir biçimde ortaya koydu.
Bizi yok etmek! Romalı
olan her şeyi ve Romalı yaşam tarzını yok etmek! Yine de Cevap basit.
Dostlarım, bu savaşçı
insanları dönüştürmeyi deneyelim, onları barışçı insanlar yapalım.
Onları boşalmış
çiftliklerimize yerleştirelim.
Sadece kendileri için
yiyecek üretmeyecekler, sizi temin ederim ki bir gün Roma'ya da gönderecekler.
Evet, katılıyorum! Onları
o topraklara yerleştirelim.
Bizim için
üretsinler, ama köle olarak.
Alışılagelmiş olan
yöntem de bu değil mi zaten?
Hem burada hem de
başka eyaletlerde binlerce köle vardı bir zamanlar.
Şimdi neredeler?
Hepsi satıldı ya da
özgürleştirildi.
Peki neden?
Yoksa köleliğe karşı
mı çıktılar?
Hayır.
Çünkü köle beslemek artık
kârlı bir iş olmaktan çıktı da ondan.
Köleler, özgür
insanlar kadar üretmiyor.
Gelin kârlı olanı
yapalım.
Ve adil olanı Gelin
en büyük ihsanı paylaşalım.
Bu insanlara Romalı
olmanın ayrıcalıklarını ve özgürlüklerini verelim.
Eğer bunu yaparsak şu
söz her yere yayılacaktır:
Roma, onları eşit insanlar olarak kabul etti.
Ve böylece medeni
sınırlarımız olacaktır.
Roma Barışı.
Marcus Aurelius'un
söz verdiği gibi Sezar'ın adına Sezar'ın adına! Sezar bana sordu ki "Roma
daha önce hiç bu kadar güçlü ve ve büyük olmuş muydu?
" Dedim ki Sezar'a, Roma, bundan daha önce hiç bu kadar
güçlü ve büyük olmamıştı.
İmparatorluğumuzu bir
arada tutan şey nedir?
Gücümüz! İhtişamımız!
Eşitlik Özgürlük Barış Bu kelimeleri Yunanlılardan, Yahudilerden ve kölelerden başka
kim kullanır?
Arkandaki o haydutlar
ve insanları, milyonlarcası! Bizi yok etmek için bir anlığına zayıf düşmemizi
kolluyor! Eğer bu barbarları aramıza alırsak, düşmanlarımız şöyle düşünecek: Mecburdular,
çünkü zayıfladılar.
Ve sonra bu söz
imparatorluğun dört bir yanına yayılacak.
Bu da Roma
İmparatorluğu'nun sonu olacak! Roma'nın sonu Roma'nın sonu mu?
Bir imparatorluk
nasıl ölür, bilir misin?
Korkunç bir anda,
aniden mi yıkılır?
Hayır Hayır İnsanların
artık ona inanmamaya başladıkları bir zaman gelirse İşte o zaman İşte o zaman İmparatorluk
ölmeye başlar Roma'nın koruyucuları, Dört büyük imparatorun hizmetinde bulundum.
Trageon, Henum, Antonitus,
Marcus Aurelius, Bütün o yıllar boyunca imparatorluğumuz büyüdü.
Değişti.
Hayatın kanunu
büyümek ve ölmektir.
Ve siz, Senatörler, Roma'nın
kalbi, halkın sesini duyuran sizler, Konuşun! Dünya sizi duysun! Roma'nın
ölmeyeceğini, dünyaya duyurun! Kapılarımızda bekleyen bunlar gibi milyonlarcası
var.
Eğer o kapıları
açmazsak, kıracaklar ve bizi yok edecekler.
Ama bunun yerine gelin
daha da büyüyelim, hiç olmadığımız kadar güçlü olalım.
Gelin, onları aramıza
kabul edelim.
Gelin, imparatorluğun
vicdanı da bizimle birlikte büyüsün.
Saygıdeğer
koruyucular, Dünyayı değiştirdik.
Kendimizi
değiştiremez miyiz?
Evet! Değişim zamanı!
Savaşlara son verelim! Savaşa son! Levius Sen kazandın.
Biz kazandık.
Senatoyu kazandık.
Roma'yı kazanmak
üzereyiz.
Roma seninle beraber.
Ordu seninle beraber.
Ben de seninleyim.
Commodus'un üzerine
yürü! Senin Sezarlığın altında tüm Roma değişecektir.
Beni mağlup ettin.
Değil mi?
Bunu Roma için yaptım.
O yüzden bu, senin
mağlubiyetin değil.
Her şey ne kadar da
açık şimdi Gelmenin sebebi beni yok etmek İkinizi de öldürebilirim! Senato'ya
gelince Eğer Senato'nun kararına karşı çıkacak olursan Senato'nun kararına
karşı çıkmayacağım.
Barbarlarını
yerleştirmeyi kabul edeceğiz, ama sen Sen artık imparatorluğun ikinci adamı
değilsin.
Kuzey sınırlarına
döneceksin, ve sonsuza kadar onlara orada gözcülük edeceksin.
Ta ki keyfim gelip de
fikrimi değiştirene dek.
Hayır, hayır, hayır
kardeşim.
Ona yaslanarak bana
karşı ayaklanma şansını artık sana vermeyeceğim.
Ermenistan'a, kocanın
yanına döneceksin, ve bir daha ne Roma'yı ne de Levius'u göremeyeceksin.
Birkaç gün önce, Roma
ile barış yapmaya hazırdınız.
Geçmiş yıllarda bir
sürü barış anlaşması yaptık.
Çoğu mutlu şimdi.
Sadece siz kuzeyli
insanlar kaldınız, barış anlaşması yapmayan.
Sınırlarınızdaki
haydut Hunlardan korkuyorsanız, Roma sizi koruyacaktır.
Neden reddettiniz?
Neden?
Açık açık konuşun.
Şimdi! Ya da çekin
gidin! Bütün bu vahşi bölgelerde geçen yıllardan sonra ne başardık biz?
Roma
İmparatorluğu'nun tarihinde ilk defa, Kuzey sınırlarında barış var.
Bir adamın, aylarca,
yıllarca arzuladığı şey Ve o an geliyor Tek bir an için bu kadarı çok fazla.
Eğer Lucila burada
olsaydı, o an gelir miydi?
Sezar'dan bir emir
var.
Roma'ya dönmeniz
emredildi.
Themonitus, Bak! Levius
geldi! Her şey gayet güzel.
Başardık.
Romalılar gibi evleri
var artık.
Gördüğün gibi,
kendimize yetecek miktardan çok dahasını üretiyoruz.
Haklıydın Levius.
İnsan aklının, iyi ya
da kötü anlamda, yapabileceklerinin hiçbir sınırı yok.
Lucila'dan hiç haber
aldın mı?
Hayır.
Aylardan beri onun
hakkında tek bir kelime duymadım.
Roma'da kıtlık
oldğunu duydum.
Binlerce insan
kıtlıktan ve vebadan ölüyormuş.
Karanlık çökmeden
oraya varmalıyım.
Başardığınızı
gördüğüme çok sevindim.
Korkunç bir gün, değil
mi Levius?
Korkarım tanrılar çok
kızgın.
Roma'ya veba ile
işkence ediyorlar Binlerce insan öldü ve ben yalnızım.
Hiçkimse yok yol
gösterecek Sen hariç.
Uzakta olmayı ben
istemedim.
Bütün Doğu isyan
etti, Arabistan, Yahudi ülkesi, Kapadokya, - Suriye, Mısır - Suriye ve Mısır mı?
Ama oraları Marcelus
ve Virgilianus'a ait olan yerler Onlar bize en sadık olan krallar Evet, babama Ordu
da bana karşı cephe aldı.
Roma'ya karşı Hamas
bile onlara katıldı.
Lucila'yı da kendiyle
birlikte hareket etmeye zorladı, Levius.
Doğu ordusu nerede
Commodus?
Asilerin tarafına
geçtiler.
Sadece Kuzey ordusu
kaldı, onları ezebilecek olan Ve sen İtaat edecekleri tek kişi sensin.
Levius Komutayı al.
Bana bu gücü verme
Commodus.
Tanrılar benimle
birlikte.
Her zaman benimle
beraber oldular.
Doğu'ya git ve bu
isyanı bastır.
Bana bu gücü verme.
Korkmuyorum.
Bu toplantıyı siz
istediniz.
Konuşun! Bizimle
konuşmayı denemeden bile, bize karşı savaşmaya hazırlanıyorsunuz.
Roma'ya isyan ettiniz.
Marcus Aurelius, eşit
uluslardan oluşan bir imparatorluktan bahsetmişti.
Roma, isyana müsamaha
etmez! Bizler eski dostuz, Levius.
Siz vatan hainisiniz!
İki ordunun kazan kaldırmasına sebep oldunuz.
İmparatorluğu tehdit
ediyorsunuz! Bu işte yalnız değiliz, Levius.
Levius.
Tanrılar bize karşı
çok şefkatli.
Seni gönderdiler! Seni!
Sen de bu işin bir parçası mısın Lucila?
Ben bu işin büyük
parçasıyım.
İsyanın parçası olmak
mı Roma'dan ayrılıyoruz.
Burada kendi
imparatorluğumuzu kuracağız.
Doğu İmparatorluğu! Bir
Doğu İmparatorluğu kurmak kaosa yol açacaktır! Onu bir arada tutmayı nasıl
becereceksin?
İmparatorluğu bölerek
ne kazanacaksın?
Ama bize katılırsan
Levius Roma'nın tamamına sahip oluruz, onu hiç olmadığı kadar büyütürüz.
Sen ne yaptığını
zannediyorsun, Lucila?
Kardeşimin başımıza
açtığı faciayı engellemeye çalışıyorum! Commodus'un yaptıklarına karşı çok iyi bir
ceza olabilir bu belki ama ona karşı çıkmanın yolu bu değil! İmparatorluğu yok
etmene izin veremem! Veremez misin Veremez misin?
Eğer bize
katılmayacaksan ordunu al ve Roma'ya geri dön! Bırak da kendi kaderimizi kendimiz
çizelim! İsyanın, cezalandırılmaksızın devam etmesine izin mi verelim?
Ben bu isyanın bir
parçasıyım! Beni hiç sevmemiş olsaydın ne olurdu, merak etmeye başlıyorum Göze
aldığım bunca şeyden sonra aşkın fazla bir önemi yok.
Kaç, Lucila! Çok geç
olmadan bir yerlerde saklan.
Çünkü ölüm kaçınılmaz
olacak.
İsyancıların ordusuna
savaş açacağız ve onları yok edeceğiz.
Kaçmıyorum, Levius.
Anlaşmayı bozdun! Bundan
çok daha fazlasını yaptık, Lucila.
Perslere katıldık.
Persler! Ne yapacağız?
Levius'a mı
katılacağız?
Bunun karşılığını
Commodus bize işkence ederek ve öldürerek sunsa bile mi?
Bir burada
bekliyorken Romalılar, Perslerle savaşıyor olacak.
Bu adamlar arkamızda
kalsın! Eğer şu an ölüyorsam, şunu bilmeni isterim ki Levius Lucila'yı derhal
öldürmeleri için emir vermiştim.
Kral öldü! Kral öldü!
Kaybettim! Ölmeme izin ver! Hayır Lucila, yaşamanı istiyorum.
Yaşamanı istiyorum Ölmek
istiyorum! Ölmek istiyorum Levius! Selam sana Levius! Commodus, Roma dünyasının
imparatoru seni selamlıyor, ve ilan ediyor ki Galius Matheus Levius Partius, bu
andan itibaren "İran Fatihi" olarak anılacaktır.
Sezar, ayrıca şunu da
söylememi istedi; "Levius, dostum, kardeşim, hakimiyeti seninle paylaşmak istiyorum,
benimle beraber Sezar ol.
" Ama önce burada isimleri yazılı olan köylerin yok
edilmesi gerekiyor.
Kapadokya, Suriye ve
Mısır'da isyan eden her şehirden, beş
bin kişi alınacak ve çarmıha gerilecek.
Yine her bir şehirden
beş bin kişi alınacak ve canlı canlı yakılacak.
İsyan etmenin ne
anlama geldiğini onlara öğreteceğiz.
Çarmıha gerilmeleri
durdurun! Bu adamları durdurun! Romalılar! Romalılar! Şimdi Senatomuza imparatorluğumuza,
bütün dünyaya diyebiliriz! Bakın! Kuzeyli sarışın insanlarla Güneyli esmer
insanlar kardeşçe bir arada yaşıyor! Burada başardığımız şeyi bütün dünyada
başarabiliriz! Galius Levius'un hediyesi nerede?
Bize bunu yapan
Levius idi! Galius Matheus Levius! Hakimiyeti onunla paylaşacağımı söylemediniz
mi?
Cevabı şu oldu: Sezar'a
de ki Ya yeni bir Roma olacak Ya da yeni bir Sezar! Cleanda! Bana altın getir
Cleanda.
Bütün anıtlardaki
altını soy, tapınaklardaki, Tanrı ve Tanrıçalardaki altını soy.
Bana Levius'u ve onun
yeni Romasını boğmam için gerekli olan altını getir Cleanda.
Barbarları yok edin.
Romalılar! Romalılar!
Bu insanlara dokunmayın! Onlar artık kardeşiniz! Bırakın huzur içinde
yaşasınlar, onlar artık Romalı! Kucaklayın onları! Yoksa bütün Kuzey halkları ölüm
ve ateş ile cevap verecek! Yüzyıllar boyu düşmanlıkla yaşadık! Binlerce Romalı
bunu kanıyla ödedi! Katillerden bir ulus yaratacağız! Silahlarınızı bir kenara
bırakın ve barış içinde yaşamamıza izin verin! Barış! Hayır! Hayır! Hayır! Neler
oldu burada, asil Yunan?
Onlara üç olasılığın
olduğunu söylemeyi denedin mi?
Dördüncü bir
olasılığın olduğunu bilmiyor muydun?
Onların bildiği tek
cevap şekli bu.
Ve artık senin bile
anlaman gerekiyor, onlara verecek oldukları tek cevap bu! Yüzüne bak Onun adına
ne yapmam gerektiğini söyle bana Ordumla Roma'ya yürüyüp şehri kan gölüne
çevireceğim! O, öldü.
Bana ölü gibi
görünmüyor.
Hayatını hala
hissediyorum.
Sözlerini
duyabiliyorum.
Babamın dostuydu.
Roma'ya yalnız
gideceğim.
Günbatımına kadar
dönmezsem ordu Roma'ya yürüsün.
Altına boğuldum.
Biliyor muydun?
Bu olayı hatırda
tutmak için 30 gün kutlama yapılmasını emrettim.
Derhal git buradan,
Commodus! Hayatını hala bağışlayabilecekken git! Tanrıların vebayı bana neden gönderdiklerini
sonunda anladım.
Kıtlık vardı.
Bir sürü fare vardı.
Sonra tanrılar fareleri
azalttı.
Commodus, ordu şehrin
kapılarına dayandı.
Eğer günbatımına
kadar dönmezsem, lejyonlar Roma'ya saldıracak.
Sana her şeyi
sunmuştum Ama sen hala bana karşı dikiliyorsun.
Tanrı olabilirdin Commodus,
bir kılıç al da göstereyim sana! Asıl ben sana göstereceğim, ne kadar Tanrı
olduğunu! Senatoya başvuracağım.
Aralarında
imparatorluğu hala seven birileri kalmış olmalı.
Seni sevmiştim Levius.
Ama şimdi ölmen
gerekiyor Tanrıların gülebileceği türden bir eğlence bu.
Bana bir zamanlar
tanrıların kahkahalarını asla duymadığını söylemiştin.
Dinle Dikkatle dinle.
Şanlı Sezar! Lucious
Eileus Maurilius'un adıyla, Commodus Ogastus Pius Felix, tüm dünyayı
barıştıran, mağlup edilemez! Mağlup edilemez! Romalı Herkül, Yüce koruyucu,
İmparator, ülkenin babası! ve şimdi de İran Fatihi! Tanrı Sezarımızdan, bir
şeye izin istemek için yalvarma amacıyla buraya toplandık.
Bugünden itibaren, Roma
İmparatorluğu olarak adlandırılan imparatorluğumuza, Roma İmparatorluğu
demeyelim, Commodus İmparatorluğu diyelim.
Roma Kenti olarak
adlandırılan kente de Commodus Kenti diyelim.
İzin verilmiştir.
Galius Levius
aramızda.
Galius Levius
konuşmak istiyor mu?
Konuş.
Roma'nın saygıdeğer
koruyucuları, Ne yaptığınızı zannediyorsunuz?
Neye dönüştünüz böyle?
Siz senatosunuz, Roma
halkının senatosu.
Roma'nın sesi! İmparatorluğun
vicdanısınız! Ayağa kalkın! Ve kendinizi bu adamdan kurtarın! İmparatorluğun
hayatını tehlikeye atan bu adamdan kurtulun! Kuzey ordusu Roma kapılarında.
Ordu sizi
destekleyecektir.
Hain! Hain! Susturun
şunu! Tutuklayın! Sezar'dan mesaj var! Sezar'dan mesaj var! Komuta değişti!
Komuta değişti! Galius Levius, komutanınız değil artık! Yeni komutanınız Sezar,
Sezar'ın kendisi! Altın, altın! Sezar, Roma'nın askerlerine altın gönderdi! Altın,
altın! Her bir askere 3000 dinarlık altın var! 3000 dinarlık altın! 3000
dinarlık altın! Her adama! Her bir adama 3000 dinarlık altın dağıtmak için dünyanın
bütün altınları bile yetmez! - 3000 dinarlık altın mı?
- Bak işte, geliyor! Görüyor
musun Levius?
Hayat, olması
gerektiği gibi akıp gidiyor ve hiçbir ordu da Roma'ya yürümüyor.
Yeni Tanrımız, Sezar insan
kurbanlar istiyor.
Sen, ve şu diğerleri ilk
kurbanlar olacaksınız.
İşte sizin büyük Roma
ordunuz.
Bir avuç altınla atın
alındı.
Daha ne bekliyoruz?
Gidip payımızı alalım.
Levius'a bunu nasıl
yaparsın?
O'na hizmet ettiğin
bu kadar yıldan sonra bunu nasıl yaparsın, Victorinus?
Döktüğün onca kana, ölen
onca yoldaşına bütün bunları unutup bir köşeye mi atacaksın?
Artık bizim zamanımız
geldi.
Zaman mı?
İhanet zamanı mı?
Asker kaçakları! Biz,
kaçak değiliz! Sezarımıza itaat ediyoruz.
Sezarınız Sezarınız
sizi satın alıyor! Eğer o altına dokunursan sen bir vatan hainisin! Hainsin! Bana
hain mi diyorsun?
İsyana önderlik
ediyordun! Bolivius! Bolivius! Kaç, Lucila.
Kendini kurtar.
Bu, olamaz Bu,
babamın ordusu değil Neye dönüştüler böyle Ölüm ve karanlıktan başka bir şey
kalmadı Çabuk kaç buradan Lucila.
Bolivius! Ağlamanın
hiçbir faydası yok.
Bütün bu olan biteni
anlamıyorsun, değil mi?
Eski günlerde,
savaşlardan elde edilen altının birazı lejyonlara verilirdi.
Ama senin baban onu
kesti Büyük bir adamdı Ama bu yeni Roma ile her şey değişti.
Berilus, Berilus,
bana yardım et.
Yardım et.
Sevdiğim adamı
kurtarmak için bana yardım et.
Kardeşimi öldürmeni
istiyorum.
Sana para veririm.
Mücevherlerimi Neyim
var neyim yok veririm.
Bu dünyada, aşkımdan
başka hiçbir şey kalmadı benim için Bu dünyada bir adamın kendi oğlunu
öldürmesi için ödenecek yeterli para yok.
Oğlun mu Annem Annem
seni sevmişti.
Evet, sevmişti.
Ben de onu sevmiştim.
Bu bir yalan! Bu bir
yalan.
Hayır, Commodus.
Bu, gerçek.
- Bu bir yalan.
- Sen, asla Sezar
olmamalıydın.
Sen, Marcus
Auelius'tan doğmadın.
Bu bir yalan.
Ben onun oğluyum.
Ben bir imparatorum.
Marcus Aurelius benim
babamdı.
Sen benim babam
değilsin! Oğlum Sen benim oğlumsun.
Oğlum Sen benim ilk
günahımsın.
Hayır! Oğlum
Roma'nın tanrıları
imparatorluğunuz ölüyor!
Dünyanın büyük ülkesi sönüyor! Roma halkı! Roma halkı!
Çabuk!
Çabuk, Leviusuna koş.
Söyle ona,
İmparatorluk hırsızlarla dolu.
Bizi soydular!
En değerli hazinelerimizi çaldılar!
İhtişamımızı
Şerefimizi
bilgeliğimizi, onurumuzu Roma halkı! Haykırın! Ölüm,
yakında!
Görmezler
Duymazlar
Karanlıkta bekleyen çakallar duyar sadece
Kapkara göklerde uçan akbabalar duyar sadece
Ağla Yasını tut
Yasını tut ki o büyük ülke artık yok
Elini ver bana Levius
Uğruna savaştığımız her şey gitti
Üzüntülerimizden başka bir şey kalmadı
Biz varız! Biz varız! Sezar geliyor! Onu da zincirleyin! Neden
geldin, Lucila?
Yaşayabilirdin Seni
seviyorum, Levius.
Biz, birbirimizin
parçasıyız.
Sen yaşamazsan ben de
yaşamam.
Commodus! Commodus! Babam
Marcus Aurelius, öldüğü zaman, bana bir meşale verip, beni şüphesiz bir Sezar olarak
selamlamıştın.
Bunu unutmayacağıma
yemin etmiştim.
O yüzden sana borcumu
ödeyeceğim, Galius Matheus Levius.
Birçok defa arenada
dövüştüm.
Ama diyorlar ki hiçbir
gladyatör Sezar'ı öldürmeye cesaret edemez.
Tanrıyı Sadece sen
cesaret edersin.
Eğer benimle şimdi
dövüşürsen, bütün dünya, bu borcun ödendiğini bilmiş olacak.
Öldür beni, ve
serbest kal.
Victorinus, Her kim
canlı kalırsa kalsın, güç sende artık.
Ordu senin.
Beni Sezar yap.
Sana bir milyon dinar
değerinde altın veririm.
Birbuçuk milyon dinar.
Levius, dikkatle
dinle.
Tanrıların kahkalarını
duyuyor musun?
Yakın onları! Yakın
onları! Yakın onları! Yakın onları! Levius! Levius! Levius! Levius! Gidin,
altını alın.
Voltron, kurtar bizi!
Yok et hepsini! Yok et hepsini! Selam sana Levius! Selam sana Sezar! Komuta
artık bizde, Levius.
Roma bizim.
Tahtı al.
- Sezar ol.
- Galius Matheus
Levius, İnsanlar seni istiyor.
İmparatorluk sizin.
Levius
Bu,
sizler için hiç iyi olmaz.
Çünkü ilk resmi icraatım, sizi çarmıha germek
olacak.
Roma tahtı için iki milyon dinar?
Roma tahtı için iki milyon dinar mı?
İki buçuk milyon dinar.
İki milyon yedi yüz elli bin dinar.
- İki milyon sekiz yüz bin.
- İki milyon dokuz yüz bin.
En büyük imparatorluğun tahtı için, Mısır
tahtı için, dünyanın hakimi için hayır,
daha fazlası gerek! Roma İmparatorluğu tahtı için üç milyon dinar!
Bu,
Roma İmparatorluğu'nun çöküşünün başlangıcıydı.
Büyük bir uygarlık kendi içinde parçalanmadıkça, fethedilemez
Next Post »

| 

