2026 Yılı Neden Çok Yağmurlu Geçiyor
| ![]() ![]() ![]() |
Bunun filmini yıllar önce çekmişler.
Red Sky (2014 filmi) Kırmızı Gökyüzü
|
|
|
|
Yönetmen : |
|
|
Senaryo tarafından |
Adam Prens |
|
Hikayesi tarafından |
Nikolay Suslov'un |
|
Buna göre |
Kerosene Kovboylar: Manning
the Spare yakınındaki oteller |
|
Yapımcı : |
Yakov Bentsvi |
|
Başrolde |
Cam Gigandet'in |
|
Görüntü Yönetmeni |
Ron Hersey'nin |
|
Tarafından Düzenlenmiş |
Steve Mirkovich'in |
|
Müzik tarafından |
|
|
Üretim |
Svarog Filmleri |
|
dağıtıldı: |
Aldamisa'nın serbest
bırakılması |
|
Gösterim tarihi |
|
|
Çalışma süresi |
108 dakika |
|
Ülke |
Kategori: Birleşik Devletler |
|
Dil |
İngilizcesi |
Red Sky (daha önce Kerosene Cowboys olarak
), Mario Van Peebles
tarafından yönetilen ve Cam Gigandet, Shane West ve Rachael Leigh Cook'un
oynadığı 2014 düz-DVD aksiyon /
gerilim filmidir. 1][] [[2] [3] Adam Prince ve Van Peebles, Nikolay Suslov [[1] [4]ve Dave Riggs'in bir hikayesine dayanan
senaryoyu yazdı ve hikayeyi Kenarese Cowboys: Manning the Spare by Randy
Arrington romanından karakterlere dayandırdı.[3] ]Hem Rus hem de Amerikan askeri güçleri
tarafından desteklenen bir Rus-Amerikan
ortak yapımıdır (Svarog Films and
Afterburner Films). Film, elit bir deniz saldırısı filosunun pilotları hakkında
"Top Gun tarzı bir resim" olarak
tanımlandı. 3]
Komplo
2001 yılında
Irak'ta iki ABD
Donanma pilotları -Butch Masters ve Tom Craig - terk edilmiş bir
tesisi bombalamaları emredilir. Emir yanlış görünüyor. Amerikalı uzmanlar
fabrikada öldürülüyor. Petrolün biyolojik olarak yok edilmesi için tasarlanan
"Yağmurcu" adı verilen gizli bir kimyasal cihaz çalınır. Askeri
mahkeme pilotların niyetlerini kanıtlayamaz ve onlara onursuz bir terhis verir.
Yedi yıl sonra Craig zengin ve ünlüdür. Özel bir pilot ekibi yönetiyor, Top Gun
için ve filmler için çalışıyor. Masters, küçük bir havaalanında bir yağ maymunudur. Hala eski davasını
araştırmaya çalışıyor ve kendi pilotunun ekibini hayal ediyor. Rus jetlerini
uçurmak için bir lisans almak için Masters, St. Petersburg, eski arkadaşlarla ve yeni sorunlarla tanıştığı
yer. Aynı zamanda, bir Kürt
militan grup Kuzey Irak'ın
bir bölümünü ele geçirmeyi planlıyor ve orada yeni bir Kürt devleti buldu.
Rainmaker'ı oradaki petrol sahalarını yok etmek ve bölgeyi Amerikalılar için
ilgisiz hale getirmek için kullanmayı planlıyorlar. Teröristlerin üssü Kuzey İran'da bulunuyor ve ABD ordusu tarafından
ulaşılamıyor. Rainmaker teknolojisinin ölümcül bir tarafı var - yan ürünü,
atmosferde toplanan ve her canlıyı öldüren toksik yağmur üretebilen toksik ve radyoaktif bir aerosol. Donanma istihbaratı,
Masters'a emekli pilotlardan oluşan bir ekiple İran'a gizli bir kayıt dışı
görev gerçekleştirerek adını temizlemesini teklif ediyor. İşaretsiz uçakları
kullanarak üssü bombalamak ve "Rainmaker"ı yok etmek zorundalar.
Ölüme mahkum, arkadaşları tarafından ihanete uğradı ve Suriye çölünde bırakılan Masters ve ekibi, Rus Şövalyeleri
aerobik ekibinden beklenmedik bir destek buluyor. Ruslar ve Amerikalılar yan
yana son savaşa giderler.
Filmde Kullanılan Terimler
ROI: Genelde(return on investment)yatırım
karlılığı olarak kullanılır.
Ama buradaki kullanım şekli askeri anlamda
"Report Object Instance" şeklindedir.
Yani: Hedef Durum Raporu
Canopy:Savaş uçaklarında kokpiti
çevreleyen cam kubbe, kokpit siperi.
GBU(guided bomb unit):Güdümlü Bomba
Ünitesi
IAEA(International Atomic Energy
Agency):Uluslar Arası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK)
Pentagon: ABD Genelkurmay Başkanlığı
Kool-aid: Oralet türü toz içecek.
MiG: Rus Hava Kuvvetlerinde kullanılan
savaş uçağı.
Sukhoi: Rus Hava Kuvvetlerinde kullanılan
savaş uçağı.
Perestroyka: SSCB'de 1985'de Gorbaçov
tarafından başlatılan, ekonomik açıdan yeniden yapılanma politikasına verilen
ad.
JAG(Judge Advocate General): Askeri Adalet
İşleri Başkanı
Lieutenant:Genel olarak teğmen rütbesi ama
havacılıkta yüzbaşı olarak geçiyor.
Dayr az Zawr:okunuşu"Deir
Al-Zor":Suriyenin doğusunda yer alan yedinci büyük şehir.
HAHO(high-altitude high-opening parachute
technique):
yüksek irtifadan atlama, yüksekte paraşüt
açma tekniği
BVR(beyond visual range):görüş mesafesi
dışında GMD
AK-47, AK-74: Rus yapımı otomatik tüfek.
air-bust ya da air burst: Yere değmeden
havada patlatma
stinger: karadan havaya omuzdan atılan
uçaksavar füzesi.
Altyazı
Durun,
sessiz olun.
Tamam, tamam.
- Dikkat.
- Tamam.
Biraz neşemizi bulalım!
Kıçını çıplak görünce amma da şaşıracak değil
mi?
Onca muameleye rağmen hala uyuyabiliyor.
- Bırak ben yapayım.
- Olmaz, sanatçı olan Cobra.
Sessiz olun.
Haydi yapalım.
Uyu, uyu.
Miyav, miyav.
Çok sevimli.
Tanrım!
Ne oluyor ya!
Giyindim, hazırım.
- Geç kaldık.
- Sanırım başın belada.
- Yukarıda görüşürüz dostum.
- 30 dakikamız var.
Yine benimle kafa mı buluyorsunuz, burada
başçavuşun beygiri mi zartlıyor lan?
- Tamam, Cajun sakin ol.
- Cahil kıç yalayıcılar.
Oturun beyler.
Görevden önce Komutan Kerry ayrıntılı bilgi
verecek.
Beyler, kıyı boyunca iki bölgede devriyeye
çıkacağız.
Rodeo, sen ve Cobra, Viper 31 bölgesindesiniz.
Aynı koordinatlar üzerinden güney
devriyesindesiniz.
Riskten kaçınacak ve HDR "Hedef Durum
Raporu" standardı uygulanacaktır.
Size ateş edilmediği sürece silahlar
kullanılmayacak.
Bunlar şifreleme kodlarıyla doğrulanacak.
Teğmen Babbinaux, Fare ya da sıçan olmaya mı çalışıyorsunuz?
Takımımın yaptığı sululuktan dolayı özür
dilerim efendim.
Özrünüz kabul edilmiştir.
Bununla birlikte, Teğmen Babbinaux, kokpite çıkmadan önce yüzünüzü yıkasanız iyi
olur.
Ne yaptınız?
Jetlere binme vakti gençler.
<i>"Hürmüz Boğazı" - Hey Rodeo.
- Evet?
- İntikamımı alacağım.
- Göreceğiz Cajun göreceğiz.
- Göreceğiz tabii.
Pekala, kabin kontrolü ve emniyet kuşağı
kontrolü Emniyet kemeri kitlendi.
- Kabin siperi?
- Temiz.
Cobra tamam ve hazır.
Pekala Cobra Öne geç.
Anlaşıldı Rodeo.
Cobra başa geçiyor.
KIZIL BÖLGE Ne diyorsunuz millet?
Biraz eğlenelim mi?
Çok etkileyici Cobra.
İşi öğreniyorsun evlat.
Sağdayım Rodeo.
Dalışa geç Viper 31, Cobra önde.
- Viper 31 dalışa geçiyor tamam.
- 1-5-9 konumuna geç.
Anlaşıldı 1-5-9 konumuna yaklaşıyorum.
Viper 31, burası Warlord 2.
Hedefleme devrede.
Acil hava desteği.
Mor 11 de buluşalım.
Warlord 2, burası Viper 31-2, iki F-18s, 2
GBÜ-12, 2 GBÜ-38 500 kalibre, 20 lik otomatik top.
38.
Bölgede
hava saldırısı desteği talebi.
Bir dakika, ne dediniz?
Kimsiniz?
Saldırı Merkezi mi?
Bilmiyorum.
Burası Cobra Güvenli Bölgeye alçalıyorum.
Viper 31 radar açısının altında ve sağa döndü
efendim.
Viper 31 rotanda mısın?
Olumlu 9-3-1-9.
Bağlantı tamam.
Uzaklaştır.
Sola kır.
Sola kır, yakınlaştır.
İşte hedefiniz.
Anlaşıldı, hedef işaretlendi.
Vay, vay, Cobra.
Rutin devride olduğumuzu sanıyordum.
Lider Cobradan Warlord 2'ye.
Hedef doğrulama talebi.
Anlaşıldı Viper.
Çarli Eko-9-Alfa1.
Tekrarlıyorum.
Çarli Eko-9-Alfa1.
Doğrulama kodu teyit edildi.
Rodeo mutabık, doğrulama teyit edildi.
<i>"Muhtemel Kimyasal Silah Üretim
Yeri" Bilgisayar arızası var.
Ateş edemiyoruz.
Cobra, silah sistemi arızası var siz devreye
girin.
Anlaşıldı Rodeo.
Silah sistemi açık ve ateşe hazır.
Hedefe kitlendi, yavrular gönderildi.
- Buraya ışık tutun.
- Tamam, tuttum.
Pekala, orada bir şey var.
- Orada ne buldunuz?
- Bu nedir?
- Burada ne yazıyor?
- Arapça, Yağmurcu yazıyor.
Çabuk dışarı çıkın!
Hayır, hayır!
İki tane yolladım.
Herkes dışarı!
Çıkın, çıkın!
- Planı uygulayın.
- İçeri giriyoruz.
- Girin.
Gidelim çabuk.
Evvelce de söylediğim gibi onların dost
oldukları hakkında bilgimiz yoktu.
Dost oldukları hakkında bilginiz olmamasını
anlıyorum ama buradaki sorun sizin bilgisizliğiniz
değil.
Gerçek şu ki oradakiler Atom Enerji Kurumu
Müfettişleriydi.
Askerlerden ve sivillerden oluşan bir timdi ve
siz onlara ateş ettiniz.
İtiraz ediyorum!
Müvekkilimin hedefe ulaşırken lideri takip ettiğine dikkatinizi çekerim.
Ayrıca silahlarını ateşlememiştir.
Tüm saygımla, sayın hakim bu işte birlikteydik.
Eşit sorumluluğu kabul ediyorum.
Bu görevde siz hangi işlerden sorumluydunuz?
Operasyon sonrası dönüş intikalden sorumlu
istihbarat görevlisiydim.
Bize bunun ne olduğunu anlatabilir misiniz?
80 li yıllarda Saddam'ın, İran'ı tek vuruşta yerle bir etmek için bir silah geliştirmekte
olduğu bilgisine ulaştık.
Silah "Yağmurcu" ismiyle gizlenmişti.
Bu silahın, kimyasal silah üretim yerinde
tutulduğu bilgisine ulaştık.
- Ne oldu?
- Oraya bir tim yolladık.
Ve yolladığımız tim muhtemelen dost ateşiyle
imha edildi.
Binanın uçurulduğunda orada başka bir timimiz
de vardı bu arada.
Yeraltı depoları boştu.
Orada Yağmurcu olsaydı bile geride hiçbir iz
kalmamıştır.
Warlord 2 Bu araştırmak için biraz geriye
gittim.
Pentagon Vurucu Operasyon merkezinde hiç kimse
bu çağrı işaretini duymamış.
O kişi kimse hedef belirleme kodlarını
biliyordu.
Bize emir verildi.
Her şey kayıtlarda mevcut.
Kontrol edebilirsiniz.
Kayıtlar elinizde mi?
Savunma kayıtların kayıp olduğunu biliyor.
Kimlik doğrulama kodunu alamamış ve Warlord'un
sesini tanıyamamış bir pilot olmanız ne tesadüf!
Bu adamlardan herhangi biri kayıtları imha
edebilir.
32.
Madde
kapsamında Teğmenler Craig, Masters, Babbinaux and Vasquez, taksirli adam öldürmeyle suçlanıyorsunuz.
Fakat savcılığın kayıtları ibraz edememesi bizi çıkmaza sokmuştur.
Müsaadenizle Sayın Yargıç, Davalıların
hataları sonucu ülkemiz milli çıkarları için çok öneme sahip Yağmurcu adlı kitle imha silahının kaybıyla kalmamış
fakat bundan da önemlisi, yaptıkları
hata, yaşamı bize emanet edilen bir askerimizin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştır.
Bu adamların gün yüzü görüp görmemesi kararı
benim yetkimde değil.
Ama bu adamların göreve devamına izin
verilirse Tanrı Donanmayı korusun.
Kendiniz ve birliğiniz için yapmanız gereken
en iyi şey görevinizden istifa etmektir.
Filonuza döner dönmez bunu yaparsanız normal
bir emeklilik işlemi yapılacaktır.
Savcılık Makamının, davalıların şu andan
itibaren görevden alınması kararına
mutabık olduğuna inanıyorum.
Butch.
Cajun başınıza gelen saçmalığı bana anlattı.
- Evet, öyle.
- Bölmüş olmayayım.
Tom.
Başa gelecek en kötü şeylerden biri diye
düşündüğünü biliyorum.
Ama bu belki de yaşamımızda yeni bir dönemin
başlangıcıdır.
Belki evlendikten sonra Los Angeles'e
taşınırız ve gazetecilik eğitimimi iyi
bir işte değerlendirebilirim.
Sen sivil pilotluk yapabilirsin.
Beni meşhur bir otobüs sürücüsü mü yapmak
istiyorsun?
Yağmurcu, Warlord falan başımıza ne geldi
böyle?
Bununla mücadele edebiliriz.
Soruşturma açılmasına zorlarız, bir avukat ya
da danışman tutarız.
Hangi parayla?
Kimse bize iş vermez.
Allah'ın cezası havayolları bile.
Bu pislikte hiçbir umut ışığı yok, ziyade
olsun.
- Her şey bitti.
- Her şey biz vazgeçersek biter.
- Haklı.
- Haklı, biliyor musun?
Siz ikiniz her şeyi hemen kabullendiniz.
Tom, her zaman senin yanındayım.
Bunu aşacağız.
Benim yanımda mısın?
Yoksa onun yanında mısın?
Şuna bir bakayım.
Biliyor musun?
O artık senin Cobra.
<i>Şimdi yeni haberler için sendeyiz
Bill.
<i>Çavuş Lee'nin dul eşi kocasının ölümüne
hala bir cevap bulamıyor.
<i>Çavuş Lee anlaşıldığı kadarıyla dost
ateşi sonucu öldü.
<i>Bunun insan hatası sonucu olduğu
söyleniyor.
<i>Hatalı pilotların ismi hala
açıklanmadı.
<i>Hiçbir cevap alamıyoruz.
Oğlum babasız büyüyecek.
<i>Oğluma olan biteni bile anlatamıyorum.
Kapat şu şeyi.
<i>Geride dul bir eş ve iki yaşında bir
oğlan bıraktı.
<i>Yedi sene geçti <i> ama çavuş
Lee'nin dul eşi kocasının ölümü üzerindeki <i> sır perdesinin hala kalkmadığını
söyledi.
<i>Rodeo seni yakalayacağım.
<i>Şimdi hapı yuttun işte.
Hay lanet!
<i>Haydi üsse dönelim.
Viper Takımı, Hava Savaş Eğitim Üssü - Fallon,
Nevada Gerçek dünyada, muhtemelen L-39 ile çatışmaya gireceksin.
Sonuçta kıçına bir füze yemeden önce neler
yapabileceğini benden öğrenmen daha iyi
olur.
Bitirdiniz mi efendim?
Görevim, seni dünyadaki en iyi savaş
pilotlarından biri yapmak.
Beni vurup düşürene kadar işim bitmedi.
Anladın mı?
Normalde biri bana Salı gününe kadar iki L-39
vereceğini söylerse bu, uçaklarımı Salı
günü alacağım anlamına gelir.
Viper Takımı!
Göm onları yavrum.
Pekala, dediğim gibi halledin.
- İyi görünüyorsun.
- Öyle.
- İyi işti ahbap.
- Sağ ol dostum.
Kim benden bir parça ister?
- Gidip şunu alaşağı edeyim mi?
- Senindir.
Selam Cajun.
İlgilenmem gereken şahsi bir mesele var.
Buralar birkaç günlüğüne sana emanet tamam mı?
- Merak etme, sen iyi misin?
- İyiyim.
Yakında görüşürüz.
Yaklaşık iki ay önceydi.
O zamandan beri ondan tek bir haber alamadım.
Neyse işte.
Yattığı piliçlerin kocalarından saklanıyordur
muhtemelen.
Onu zıplatacak avantalı bir vaziyet olursa
tekrar ortaya çıkacaktır herhalde.
- Herkesi Craigville'e toplayacaktır.
- Evet, haklısın.
Sen hariç herkesi toplar.
Biliyorsun, artık Koled içemem.
- Biliyor musun?
- Er ya da geç ortaya çıkacak.
Bu sefer durum farklı.
Federaller onu arıyor, durum ciddi.
Bunun Yağmurcu ile ilgili olduğunu sanıyorum.
- Böyle söylemenin sebebi nedir?
- Paranoya ve komplo teorilerine olan inancım.
Yüzbaşı Charisma dönene kadar biz yarım pilot
sayılırız.
Sorunlarını atlatana kadar bizimle takılmak
istersen kal.
Teşekkür ederim ama olmaz.
Para hassastır.
Bitmeyeceğini sanırsın.
Boş ver milyoner olmak için üç aşama kaldı.
Alaşağı olmak için de.
Belki de.
Sizinle çalışmayı sona erdirmem lazım.
Tamam mı?
Aklıma gelmişken, bu kutuya bir hava
temizleyicisi taktırın.
- Takarız.
- Kokuyor ya.
- Tamam.
Haydi be.
<i>Hava Bakım Hangarı Las Vegas, NV.
Size kolu çekin, gazı kesin dedim.
Bakın kızım da aynısını söylüyor.
Hey millet!
- Neyi kutluyoruz?
- İşte.
Zenginin parası işte böyle trink olmalı.
- Rusya'ya gidiyorsun.
- Ciddi misin?
Vay!
Haydi akıllı ol lan.
Rus fıstıkları yalnız bırakmayacaksan bu jeti
uçurmayı öğren.
Çünkü bu adam geleceğimize yatırım yapacak.
Kendi MIG’ imiz olacak.
Uçuş başvurusu yapacağız.
Sen öğrenmeden önce kendi filomuz olacak.
Ben de bunu diyorum işte.
Zengin çocuklara!
- Rusya'ya!
- Yeni başlangıçlara.
Tanrım iyi geldi.
- Beni neden çağırdınız?
- Testleri yaptık, birçok kez.
Pilotlarım verilen zamanın sadece %30'u ile
hedefi vurdular.
Yani bu daha çok para demek.
Yüzyıllarca ana vatanımız olması için bekledik.
Bunca yıl Amerikalılar gidene kadar beklememizi
söyleyen sendin.
Biz bunu özgürlüğümüz için yapıyoruz.
Sen ve arkadaşların petrolün peşindesiniz.
Para için bu işin içindesiniz.
Pekala, Temir bunu açıkça söylemenden memnun
oldum.
Artık ortaya başka şeyler koyalım.
Sen ve halkın, yaptıklarınızı aynen yapmaya
devam ederseniz size verdiklerimizi
almaya devam edecekseniz.
Neyiniz vardı sizin?
Paranız yoktu, yurdunuz yoktu ve özgürlüğünüz yoktu.
İşte bu nedenle ben size ne dersem aynen
yapacaksınız.
Pilot noksanınızı halledeceğim.
Ama size zıplama vakti geldi dediğimde trambolinden
zıplayacaksınız.
Selam ufaklık.
Baban sana özgürlüğün kaç para ettiğini
öğretiyor mu?
- Evet efendim.
- Güzel.
Babanı dinle.
Zamanımızda çocukların çoğu bu konuda bilgisiz.
Afedersiniz.
Afedersiniz.
Hava gösterisini seyredecek en iyi yer neresi
biliyor musunuz?
Hava gösterisi.
Uçaklar, hava gösterisi.
Geldin mi?
Geç kaldığımız için üzgünüm.
Benim suçumdu.
Bir daha olmayacak tamam mı?
Sanırım fazla sorun olmayacak.
Selam, ikimiz için olur mu?
Ben ve arkadaşım.
Bir mahsuru var mı?
Karen?
- Vay canına!
- Butch?
- Aman Tanrım.
- Vay!
Burada ne yapıyorsun?
Daha iyi bir görüş açısı lazım.
Bizimle gel.
- Panoramik ve yakın çekim yap.
- Tamamdır.
Kandilleri patlatalım.
Köprüye doğru uçuyorum.
Bu adam iyi.
Bayağı iyi.
Onunla röportaj yapacağım.
Tanışmak ister misin?
- Boş ver ya.
- Haydi ama harika olacak.
Savaşlar hep olacak.
Maalesef bu bizim doğamızda var.
Albay Grachov: "Blacbird" - Doğamıza
karşı gelemez miyiz?
- Sanmıyorum.
Peki söyleyin o zaman, yapılacak savaş olmadığı zaman bir savaşçı ne yapar?
Bayanları etkilemek için hileler, kurnazlıklar yaparız.
Duydun mu?
Pekala.
İşin konusu silahlanmaya harcanan paranın
izini sürmekti.
Özellikle Soğuk Savaş ve Perestroyka
sonrasında kendilerine sağlanan
silahlarla bu trafiği yönetenler var.
Eski ordu yetkilileriyle, eski pilotlarla hatta
silahları geliştiren ve bu konuda yardımcı
olan bilim adamlarıyla görüşmeler yaptım.
Bu kişilerin daha yeni açığa çıkmaları çok
garip.
Aklından ne geçiyor?
Son zamanlarda Tom'la konuştun mu?
Hayır, konuşmadım.
Niye soruyorsun?
Cajun' göre ortadan kaybolmuş.
Ona göre Tom’un kaybolması bütün bu Yağmurcu
meselesiyle ilgili.
Yani belki sen bir şeyler bulabilirsin,
bilemiyorum.
Bilgi olabilir ya da yeni bazı şeyler.
Yaşantımın en iyi dönemi değildi.
Biliyor musun?
Bunun geçmesi çok uzun sürdü ama atlattım.
Atlattığını biliyorum.
Buna sevindim.
Ben atlatamadım.
Atlatamıyorum.
- Bunu araştıracağım.
Tamam mı?
- Tamam, sağ ol.
- Çok üşüdüm.
- Pekala.
- Ne zaman uçmaya gideceğiz?
Yakında mı?
- Hayır, deli misin?
Değilim, yapalım bunu, sen de uç.
Çok kolaydır.
Evet Rusça okuyamam.
İşte böyle, işte böyle.
Bir tane daha Tamam.
Ve burası.
Bu sıcak çorbayı iç.
Dışarısı çok soğuk.
- Sanırım sebze çorbası.
- Evet.
- Teşekkürler Volga.
- Teşekkürler, teşekkürler.
- Benim Rusça konuşamadığımı sanıyor değil mi?
- Doğru.
Benimle dalga mı geçiyor?
Rusça konuşuyor, olan bu.
- Yarın eve döneceğime inanamıyorum.
- Biliyorum.
Sanırım ben yine de Amerika'ya daha sonra
döneceğim.
Çektiğim kısa filmleri görmek isteyen potansiyel
bir yatırımcıyla buluşacağım.
- Güzel.
- Öyle.
- Evet.
Çok hoştu.
Bu doğru değil.
Gençsiniz ama aksiyon yok.
Peki ya aşk?
Ne sevimli bir çift.
Ve şimdi ikiniz de gülümseyin.
Gidip resmi basayım.
Ne dedi?
Emin değilim.
Yağdırıcı hakkında konuşmak için buradayız.
Langley'den ajan Davis ve Cutter bize istihbaratın
bilgilerini aktaracaklar.
Biz varmadan önce Saddam'ın Yağdırıcı'yı
gizleyip gömdüğüne inanıyoruz.
Proje, petrol boru hatlarındaki çatlaklar ve
bu nedenle oluşan sızmalara sebep olan
evresel etkileri kontrol etme çabalarından doğmuştur.
Bilim adamları bir kısım mikro organizmaların
petrolü biyogenetik olarak parçaladığını
fark ettiler.
Yağdırıcı, patlamadan önce yerin 200 metre
altına girmeyi sağlayan sığınak delme teknolojisini
kullanmakta.
Katalizör işlevi gören ve Radyoaktif bir
izotop olan toryumla birlikte bakteri,
petrol sahalarından yayılarak ham petrolü kimyasal olarak değiştirmektedir.
Teorik olarak zincirleme reaksiyon başladığında
İran'ın tüm petrol rezervlerine yayılacaktır.
6-10 ay arasında petrol kullanılmaz hale
gelecek.
Petrolün daha sonra tekrar eski haline
döneceği doğru mu?
Bu ortaya konulan teorilerden biri.
Ama Saddam'ın kitle imha silahları da bir
teoriydi.
Affınıza sığınarak demeliyim ki tüm bunlar akla James Bond hikayelerini
getiriyor.
Olabilir.
Langley'de birçok kişi bunun yürüyeceğini
düşünüyor.
Silahın hala orada olduğunu mu ima ediyorsunuz?
Buna inanmamız için sebeplerimiz var.
Temir Ajar.
Birçok mali kaynağa sahip bir Kürt ayrılıkçısı.
MIT, Organik Kimyadan mezun ve özgeçmişine
göre Afgan mücahitleriyle birlikte olmuş.
- Temir bir idealist.
Petrolü imha ederse petrole susamış bütün
emperyalistlerin ülkelerine döneceği ve
sonuç olarak halkının barış içinde yaşayacağına inanıyor.
Bu silah Amerika'ya karşı kullanılabilir mi?
Petrol sahalarının olduğu her yerde
kullanılabilir.
Amacı dışında kullanılması halinde kitle imha silahı
özelliği olmaz.
Ajar'ın, hedefine ulaşmak için bu silahı amacı
dışında kullanacağına inanıyoruz.
- El Kaide, uçuşa yasak bölgenin güneyindeki her yeri kolaylıkla idaresine alır
ve sonuçta Kürtlerin kuzeyle ipleri koparmasına
yol açar.
Bu da Türklerin Kürt Bölgesini işgal
etmelerini teşvik eder.
Her şey belirsiz hale gelir.
Dünyanın üçüncü en geniş petrol rezervi bu
şekilde el değiştirir.
Bu durum kürsel bir ekonomik yıkıma yol açar.
Ne manyak bir karmaşa.
General Powell'ın dediği gibi tam bir bilmece.
- Kırdığını alırsın.
- Bu şeyin nerede olduğunu biliyor muyuz?
Kuzey Irak çölünde olduğuna inanıyoruz efendim.
Sayın Bakan, Hint Okyanusunda seyreden iki
adet uçak gemimiz var.
İki ya da üç uçakla bu yeri havaya
uçurabiliriz.
Yüzbaşı, İran’a doğru uçup bombalayamayız.
- İsrailliler de bu riski alamazlar.
- Durumun hassasiyetini anlıyorum.
Ama işin temiz yapılması lazım.
Armasız Sukhoiler kullanmalıyız.
- Pilotlarımız Azerbaycan üzerinden uçabilir.
- Askerlerimizi yollama riskine giremeyiz.
Bay Cutter bu şeye neden Yağdırıcı deniyor.
Efendim, bir ipucu bulabilmek için Kuran’ı,
Tevrat'ı ve İncil'i araştırdık.
Ama dürüstçe söylemeliyim ki niye böyle
dendiğini hala bilmiyoruz.
Katılan herkese teşekkür ederim.
Captain Webster.
Sizinle biraz konuşabilir miyim?
Evet efendim.
Bir daha öneride bulunacağınız zaman bir
planınız olsun.
Ve planınız olduğunda da işe yaramasını
tavsiye ederim.
- Son iki seferdeki gibi olmasın.
- Emredersiniz efendim.
- Bu uçuş ne kadar sürer?
- Çok uzun ahbap.
"Hava Bakım Hangarı Las Vegas,
Nevada" Geri dönmene sevindim dostum.
Olan bitenleri duyduktan sonra bekleyemezdim.
Bunlar uçma karşıtılar yavrum.
- Kaçamak yapmak istemediğine emin misin?
- Olmaz dostum.
- Biraz uyumam lazım.
- Uçuş sersemliği sürüyor.
Taliho!
Sabah erkenden seni pırıl pırıl görelim.
- Kulağa hoş geliyor.
- Rusya!
İyi uykular dostum.
Bu da ne ya?
- Yani şimdi Tom Craig için mi çalışıyorsun?
- Size bunları anlatmıştım.
Hayır ona çalışmıyorum.
Sen hala ülkenizin size ihanet ettiğini
düşünüyorsun.
Bize ateş etmemiz emredildi.
Bir Amerikan askeri öldürdüm.
Ve bu siz
söyleyin.
Bana ihanet edilmiş mi oldu?
- Ama siz suçsuzdunuz değil mi?
- Anlamadım?
Siz mağdurdunuz.
Tıpkı onlar gibi değil mi?
- Bundan kurtulacağınızı mı sanıyorsunuz?
- Hayır!
Yanıt istiyorum!
Ne olup bittiğini ve niye olduğunu bilmek
istiyorum.
Ne düşünüyorsunuz?
Tom Craig'in bu işin içinde olduğundan eminiz.
Diğer adamlar işbirliğinden mi suçlu?
Bilmiyorum.
Bırakın gitsin.
Ne düşündüğünüzü biliyorum.
Ama niye risk alalım?
Ne düşündüğümü bilemezsin.
Şunlardan birini alabilir miyim lütfen?
Burada sağır olacaksınız.
Ney?
Teşekkür ederim.
Bilim adamının ismi olan bir eposta gönderildi
size.
Eski bir kitle imha silahı geliştiren şeytan
ruhlı bir dahi.
Biyolojiyle ilgilenen bir pislik.
Soğuk savaştan sonra işinden ayrıldı.
Yeşil barışçılara katıldı.
Yaptıklarını telafi anlamda.
- Artık bir profesör.
- Ve Yağdırıcıyla ilgisi var.
Böyle bir laf etti.
Yazdığı bir makalede.
Tom Craig'le ilgili durum ne?
Amerikalı.
Epey ilginç.
Eski nişanlınız, doğru mu?
Çok meşgul bir çocuk.
Hızlı şeylerden hoşlanıyor.
Sürat tekneleri, hızlı arabalar, hızlı uçaklar.
- Evet.
- Ve hisse senetleri Deniz Taarruz ve Hava
Muharebe Merkezi Deniz Kuvvetleri Hava Birimi Fallon, Nevada - Alo?
- Selam, benim.
Yarın Amerika'ya geri dönüyorum ve seninle
mutlaka konuşmak istiyorum.
- Beni mi özledin?
- Pek değil.
<i>- Sadece yeri ve zamanı söyle.
- Seni sonra arayayım tamam mı?
- Olur.
Bay Masters.
- Askeri Savcı, Yüzbaşı Webster.
- Artık Ordu Hukuk Müşaviri.
Köprülerin altından çok su geçti dostum.
Dava için mi geldin?
Seninle biraz konuşmak istiyorum.
Lafı fazla uzatmayalım.
Bizden İran’a uçup Yağdırıcıyı oradan almamızı mı istiyorsunuz?
Konuşmamız kayıt dışıdır.
Iran hava sahasına sızabilmeniz için
uçaklarınızı Iran sembolleriyle boyayacaksınız.
Ayrıca kimlik ve pasaportunuz olmayacak.
Destek verilmeyecek, anladım.
Kendi başımızayız - Hala anlayamadım niye ben?
- Sen Rus Sukhoilerle eğitim gördün.
Ayrıca sen Yüzbaşı Babbinaux'un gözünde hala
çok iyi bir pilotsun.
Demek Cajun da bu işin içinde.
İsmini temize çıkarmak için bu işle
ilgilenebileceğini düşündüm.
Şimdi bize mi güveniyorsunuz?
Hayır.
Aramız düzelir diye umuyorum.
Dinle biz Temir Ajar adlı Kürt ayrılıkçısını
izliyoruz.
Bu zamana kadar 4 Rus savaş uçağı aldığını
biliyoruz.
Bu uçaklar için Iraklı pilotlardan oluşan bir
hava filosunu işe almış.
Fakat Kürt muhbirlerimizden biri bize, onlara
liderlik etmesi için Amerikalı bir pilotu
kiraladığını söyledi.
Bu kişinin Tom Craig olduğuna inanıyoruz.
Olamaz.
- Bunu niye yapsın ki?
- Sanırım epeyce çok para için.
Bu pekala olabilir, çünkü eğer doğruysa sadece
vatandaşılığını değil - epey bir miktar parada kaybedecek.
- Tom ülkemiz için hayatını koydu ortaya.
Siz onu çarmıha gerene kadar bir kahramandı.
Bu bizim de tanımlayamadığımız berbat bir
durumdu.
Yaptığımız ise duruma verdiğimiz bir tepki.
Gönderin ve imzalayalım.
Sizler melek misiniz?
- Neymişiz?
-Posta kutuma sürekli para koyan birileri.
Annem bizim koruyucu meleklerimiz olduğunu
söylüyor.
- Elinde ne var senin?
- Babam gibi bir Özel Kuvvet askeri.
- Çok cesur biri olmalı.
- Evet oldukça cesur.
Charlie?
Annemle tanışmak ister misiniz?
Hayır, teşekkürler.
Gitmem lazım.
Webster'ın sicilimizi düzelteceğine gerçekten
inanıyor musun?
Kayıtları düzelterek, silerek ya da kapsamını
değiştirerek.
Artık oraya ne yazıldıysa.
- Ne yapmamız lazım?
- Tüm diyebileceğim ne yapmak için eğitildiysek bunu düşman
pozisyonunda yapacağımız.
Kalmak isteyenlere yarın detaylı bir sunum
yapılacak.
Webster bu dediğin kendi tabutumuzu
çivilemekle aynı şey.
Bununla adımız temizlenecekse ben varım.
- Bunun üçünüze faydalı olacağını anlıyorum.
- Bakın arkadaşlar.
İçimizden bazılarının bu konuyla ilgili bir
geçmişleri var.
Bana göre ortada sizin gereksiz yere risk
almanızı gerektiren bir durum yok.
Dürüst olmak gerekirse para işi boş laf.
Orada dur bir dakika.
Para kazanmanın nesi fena?
Ben bunu para için yapmam.
Kanımda yakıt dolaşıyor.
Ben savaş pilotuyum.
Anlaşıldı.
Evet Rizo.
Bakın dostum, ben çok arkadaşımı kaybettim.
Yokum.
Ben yük uçağı uçuran bir yedek askerim.
Ben sivrilme işlerini size ve diğer kovboylara bırakacağım.
Bu iş bana göre değil.
Ben de yokum.
Siz iyi dostlarsınız.
- Tamam ben yarın gider dinlerim.
- Olmaz dostum.
Ya varsın ya da yoksun.
Detaylar sonra gelir.
Haydi ya, bu işin kuralı mı olur Cobra?
Namusunu kurtar dostum.
Varım.
En azından zengin bebelere gerek duymayız.
"SS.
Gerzekler" gemisine hoş geldin.
İşte burada.
- İçinde mi yaşıyorsun?
- Evet.
Biliyor musun geri dönüştürülebilir bir çevre
dostu.
Ve hepsinin de ötesinde ucuz.
En sevdiğim özelliği.
Gel haydi, gel.
Hoşuma gitti.
- Mütevazi evime hoş geldin.
- Aman Tanrım.
Vay mumlar, Arkadaşın mı gelecek?
Evet benim fikirlerimi yazacak biraz çılgın
bir editör.
- Belki kendini böyle savunuyordur.
- Neyden?
Fakat biliyor musun editörler yeniden yazılmış
senaryolardan hoşlanmazlar.
Eski karakterlerin senaryoya sızmaya
kalkışmasından hoşlanmazsın.
Bu durum işi bayağı karmaşık hale getirir.
Ama sonra onları tanıyorsun bilirsin işte onların tıkladığı şey tekrar
yeni olur.
- Bir tiyatro oyunu heyecanlı olabilir.
- Ve de tehlikeli.
- Ben Rusya'da yaşıyorum.
- Ben de bir uçakta.
Bırak ya.
Buraya bir konuda seninle konuşmak için geldim.
- Tamam söyle.
- Bana Yağdırıcıyı ve Tom'u sordular.
- Tom?
- Evet.
Tom kötü tarafta şimdi, bunu biliyor olmalısın.
Keza Geopetrol adlı şirketin fazla sayıda
hisse senetlerini almış.
Ne olmuş yani?
Güneş enerjisi üzerine yatırım yapıyor olmalı,
petrole değil.
Bu hisse senetlerinin neredeyse hiç değeri yok.
Sadece birkaç dolarlık bir ticaret hacmi olan
bir şirket ve Tom hisse senedi ile
uğraşacak biri değil.
- Anladım.
Yağdırıcı ile ilgili konu ne?
Bir bilim adamı ile görüşmem var.
Bunun için Rusya'ya döneceğim.
Ama seni fazla ümitlendirmek istemem.
- Ne zaman dönüyorsun?
- Yarın.
Önce St.
Petersburg sonra atlayıp Suriye'ye gideceğim.
Dar Al-Zor'a Bir gösteri olacak, hava
gösterisi.
Uçak ve eski silahların seyyar satışını yapıyorlar ve Albay Grachov benim bu
insanların filmini çekmemi sağlayacak.
Çok iyiymiş.
- Kıskançlık mı var?
- Yok öyle bir şey.
Varsa öyle bir şey bilgin olsun sen de
davetlisin.
- Kimin davetlisiyim, onun mu?
- Benim.
Suriye yakınlarında olursam kesinlikle sana
uğrarım.
- Davetin için teşekkür ederim.
- Gelsen iyi olur.
- Bu neymiş böyle?
- Olamaz!
- Eski botlarımmış ya.
Baylar sizi silah ve yazılım uzmanımız Anna
Zhukova'la tanıştırayım.
Bu da istihbarattan uzun zamandır çalıştığım
Ajan Davis.
Ve bazılarınızın hatırlayabileceği Özel Ajan
Cutter.
Orta Doğu'daki sıcak bölgelerde yapılan gizli
operasyonlarda olay yeri uzmanı.
Cutter devam et.
İki güne kadar sivil uçakla Atina'dan Kıbrıs'a
uçacaksınız.
Deniz birliği ile buluşacaksınız.
Pasaportlarınızı onlara vereceksiniz.
Daha sonra kimliksiz bir uçakla Türkiye'ye
uçacaksınız.
Doğu sınırından 8 km uzağa.
Yaklaşık 3 Km irtifadan YPA atlayışı
yapacaksınız.
Afedersiniz efendim.
YPA paraşütle atlama terimi değil mi?
Paraşütü yüksekte açarak atlamak demektir.
Azarbeycan'ın Zangezur Dağları boyunca sınırın
üzerinde 30 km.
Süzülerek atlayış yaklaşık 45 dakikada sürer.
Afedersiniz efendim.
Uçaklardan atlamam, onları uçururum.
Hepinize atlama eğitimi verilecek tamam mı?
Anladım efendim ama atlama işinde çok iyi
değilim.
Yolcu uçağıyla Azarbeycan'a uçsak olmaz mı?
Teknik olarak siz ülkede bile değilsiniz.
Hava alanına ulaşmak için GPS kullanacaksınız.
Oradaki bağlantımız Mamed Zade sizi İran
renklerine boyanmış depoları dolu ve
uçuşa hazır 3 SU-27 verecek.
Güneye uçmak için havalanacaksınız.
Ses hızını aşarak İran sınırını geçeceksiniz.
Bu sayede hedefi vurup İran Hava Kuvvetleri
alarma geçmeden önce geri dönmeniz için
size zaman sağlayacaktır.
Uçaklarınıza ulaşmanızdan görevi tamamlamanıza
kadar geçecek zaman sonuçta yaklaşık bir
saat olacaktır.
- İnsansız hava aracı yollayıp işi halletsek
olmaz mı?
- Olmaz.
Korkarım insansız hava araçları seçeneğimiz
yok.
- Yani hedefe sadece tek atış yapabiliriz.
- Doğru.
O zaman hedefi tam isabetle vurmamız şart.
- Vuracaksınız.
Bayan Zhukova?
- Beyler.
Bu son model bir sığınak delen, B-183M, akıllı
bomba.
Ruslar tarafından geliştirilmiş üçüncü nesil
lazer güdümlü GMR-görüş mesafesi dışında patlayan bir bombadır.
Attığınızda hedef imha edilir.
Efendim bizim aldığımız eğitimler ABD üretimi
akıllı bombalar üzerine.
Bu işi ABD üretimi mühimmatla yapmak riskli.
Ortada kanıt bırakmamak lazım.
Son çıkan Deniz radarlarıyla bile kimlik
takibi epey zor.
Bu nedenle Bayan Zhukova da sizinle birlikte
gidiyor.
Kendisi B-183M'yi geliştiren ekipten.
Yüzbaşı Cruz'la birlikte olacak ve tüm yazılım ve silah ateşleme sisteminden
sorumlu olacak.
Etkin tesir alanı 30 km menzil ve 2,5 km
yükseklik.
Silahı 10 m.
İleri ya da geride patlatacak hassasiyete
sahip.
Tam bir oyuncak.
Bunu sizinle birlikte Azerbaycan'a indireceğiz
beyler.
Yaklaşık 20 dakika içinde SU-27'ye
yükleyebileceksiniz.
Zıplayın haydi.
- Kaldırın kıçınızı kızlar.
- Çabucak inşallah.
Amin.
Bunlar da gelecek haftanın ödevleri.
Testleri de unutmayın.
Profesör Dymov!
- Ben Karen Brooks.
- Biliyorum.
Oturun.
Leonid bana sizden bahsetti.
Sizin gibi hoş bir kız niye böyle can sıkıcı işleri öğrenmek ister ki?
Yağdırıcı hakkında patronuma bir müzekkere
hazırlıyorum.
Patronunuz ne iş yapar?
Ortadoğu’da petrol alanları alımıyla uğraşıyor.
Genellikle Irak'ta.
Bunların çoğu Ruslar tarafından belirlenmiş.
Peki siz teknoloji ve biyogenetik konular
biliyor musunuz?
Özür dilerim.
Biyolojik petrol ve ayrıştırma teknolojilerini
biliyor musunuz?
Hayır gerçek anlamda bilmiyorum.
Bayan Brooks, uzun zamandır hocalık yapıyorum.
Öğrencilerim beni ödevlerini yaptıklarına
inandırmaya çalışır.
Konu para ise size, yatırımlarımızı korurken bunu,
sizin açınızdan ilgi çekici hale getirebileceğimizi
garanti edebilirim.
Parayla ilgili bir beklentim yok.
1980'li yıllarda petrol kaçaklarını önlemek
için askeri teknolojilerimizden birini geliştirmeye
çalıştık.
Asla Iraklıların bu teknolojiyi bir silaha dönüştürebileceklerini düşünmedik.
Hükümetiniz bu teknolojiyi Saddam'a sattı mı?
Hayır, Sovyetler Birliği buna izin vermez.
- Bu bilgiyi kim verdi onlara?
- Gelin.
Geopetrol.
Sanırım onları tanıyorsun.
Burada olmaktan ne güzel.
Yoksa adam dışarıda donacaktı.
- Kim?
- Kim mi?
Arkadaşın!
Şimdi gidiyorum.
Yarın görüşürüz.
Sevdiklerinin ihaneti çok garip.
Bu çılgınlık.
Bir telefon geldi.
Dediklerine göre eski kız arkadaşım benim finansal işlerime burnunu sokuyormuş.
Senin için endişelendim.
Arkadaşların da endişelendi.
Herkes zavallı eski arkadaşları Tom için
endişelendi öyle mi?
Uçuş arkadaşım sonunda kapı komşum olmuş.
- Cehennem ol!
- İşte benim kızım.
Olması gerektiği gibi.
Hatırladığım ve beğendiğim kız.
Senin ataklığını hırsını hep takdir ettim.
Hatırlar mısın burnumuzu başkasının işine
sokunca başımızı hep derde girerdi?
Eski eşarpları severim.
Bana hep anneni hatırlatır.
Onun zarar görmesi hiç hoşuma gitmez.
Bana bulaşma.
Ustalara bulaşılmaz.
Çünkü kiminle dans ettiğin hakkında hiçbir
fikrin yok.
Ya da kimin zarar görebileceği.
- Evet?
- Eski kızınla ne konuştun?
- Neredesin?
- Her yerde.
Programa sadık kal.
Ülkeden yarın ayrılıyorum ama sabah ofisinizde
görüşebiliriz.
Tam olarak, St.
Isaacs Meydanı.
Saat 10'da.
Teşekkürler.
Yarın görüşürüz.
Biraz geç kaldım.
Yine sinyal yok.
Hain!
Hava alanına geç kalacağız.
Taksiye binelim.
- Bekleyecek zamanımız yok.
- Sanırım yolda.
Sonraki uçak iki gün sonra.
Atlama noktasına 60 saniye.
Rusların kadınların pilotluk yapmalarına izin
vermedikleri doğru mu?
- Evet.
- O yüzden mi buradasın?
Yakışıklı tipler mi arıyorsun?
Yanlış adamlarla mı iş tuttun?
Ya da batının en iyi pilotlarıyla uçakta aşk
partisine mi katılmak amacın?
Hayatımızı kimlerle riske attığımızı bilmek
bizim hakkımız.
Doğunun en iyi pilotuyla evliydim.
Yürümedi.
Buradayım çünkü bana para ödeniyor.
Çok para.
Muhteşem.
Nahcıvan Bölgesi Azerbaycan Tanrı Amerika'yı
korusun!
- İyi misin?
- Bileğim.
Zizlenmeyin.
Demen gereken " sızlanmayın" tatlım,
sızlanmayın.
Dokunma kıçıma dokunma.
Aptal Amerikalılar!
- Kıçı ufak sayılmaz.
- Kes sesini!
Yol boyunca sürtükler gibi çığlık atıp durdun
lan.
- Kıçımı öp ibne.
- O bizden.
- Şaka ediyor olmalısın.
- Üzgünüm geç kaldım.
Pekala.
Böyle formalitelere gerek yok.
- Uçaklarımız hazır mı?
- Elbette.
- Konuştuğumuz gibi depoları dolu.
- Gidelim.
Gelin gelin.
- Selam!
- Merhaba!
Hoş geldiniz.
Oturun arkadaşlar, oturun.
Konuklarımıza biraz çay lütfen.
- Keyfinize bakın.
- Teşekkürler fakat gerçekten hemen işe başlamamız lazım ki - Koy
onu yerine Vasquez.
- Korkarım planda bir değişiklik oldu.
Bir süre için sizi alıkoymalıyız.
Alıkoymak mı?
Hayır bize böyle bir şeyden - Ne görüyorsun?
- Alçak sesle konuş.
Hey Rusyalı.
- Parayı kazanmak mı istiyorsun?
Üstümüze çık.
- Olmaz.
Bizlerden biri olmak istedin.
Yardımına ihtiyacımız var.
Tamam.
- Tutundum, sıkıca tutundum.
- Hey, hey.
Kıçını kolla dostum.
- Pantolonunu çek dostum.
- Birisi çekebilir mi?
- Harbiden mi?
- Pantolonumu yukarı çek.
Burada cidden yardıma ihtiyacımız var.
- Birinin yukarıda olması lazım.
- Yapalım şunu.
Yine deneyelim, haydi.
Yukarı çıkıp bak bakalım uçan bir nesne
görebilecek misin.
Tamam, hazır mısın?
Yukarıda iyice bak.
Haydi gidiyorsun.
Haydi sabit tutun.
Oluyor haydi kızlar yapalım.
Haydi az kaldı.
Çık.
Bacağıma bas.
Bacağıma.
Haydi beyler, az kaldı.
Biraz daha.
Aman Tanrım.
- Haydi dostum, ciddi misin?
- Haydi.
- Ne görüyorsun?
- Bir Sukhoi görüyorum.
Sukhoi mi?
Uçabilen bir şey var mı?
Bir sürü çift kanatlı uçak ve radar var.
Nöbetçi var mı?
Hayır, nöbetçi yok.
- Hepimiz soğuktan öleceğiz neredeyse.
- Tamam aşağı in.
Yavaşça, oluyor.
Sigaranız var mı?
Rusça konuşabiliyor musun?
Burası çok soğuk.
Burada çok fare var.
Korkuyorum.
Teşekkürler.
Tüfeği al.
Görmem lazım.
- Bu ibneyi patlatalım.
- Seni piç!
- Sizi öldürmem gerekiyordu ama yapmadım.
- Kapa çeneni.
- Kahretsin, Webster açmıyor.
- Bekleyin, durun, durun.
Onu rehine olarak tutalım.
- Sessiz olun, sessiz.
- Tamam, gidelim, yürüyün.
Gidelim.
Profile oraya git.
Bizi koru.
- B, sen şunu kontrol et.
- Ben yerimdeyim.
Bu kuşu havalandıralım.
Birincisini görebiliyorum, gidelim.
- Kahretsin, lastik patlak!
- Akülerin durumu nasıl?
- Güç var mı?
- Evet akü iyi durumda.
Kahretsin, akü bitik.
- Güç mevcut.
- Haydi, haydi.
Yakıt yok!
Akü yok!
- Bu operasyon fiyasko.
- Wesbter'a ulaşamıyorum.
Kahretsin.
- Eğilin, eğilin!
- Silahlarımı çalıştırın.
Gidelim, gidelim.
- Tamamsın evlat.
- Eğilin, yatın!
İşte geliyorlar.
Silahlarınız bırakın!
Silahlarınızı indirin.
Ateş edin, beni kurtarın!
Yere yatın!
- Anna.
- Ne?
Rus çift kanatlılarıyla ilgili ne biliyorsun?
- Babam bunlarla uçmuştu.
- Sen uçabilir misin?
- Evet.
Skids, yapabilir misin?
Oraya ulaşabilir misin?
Skids?
Neden bahsediyorsun?
Kimse kıpırdamasın!
Profile, üçte başla!
Bir, iki, üç Koş, koş.
Profile ateş et.
- Beni 2:00 yönüne çevirin.
- Cajun!
Yakın şunları!
Böyle iyi, böyle iyi.
- Çabuk ol!
- Gelin!
Hemen gitmeniz lazım!
Gidin artık, gidin arkadaşlar!
Gidelim Cajun!
Hemen gel!
Gidelim!
Gidelim!
Haydi!
Koş!
Haydi!
Biraz yavaşlayın, yetişemeyecek!
Koş!
- Kalkıyoruz.
- Bomba ne olacak?
Bombayı unut.
Haydi!
Aşağılık pislikler.
- Başaramayacağız.
- Uçağı paramparça edecekler.
- Başaramayacağız.
- Haydi, haydi.
- Haydi!
- İngilizce, İngilizce!
Bir saniye daha.
Deniz Kuvvetleri Hava Birimi Fallon, Nevada Masters'dan
hala bilgi yok.
Zaten istihbaratın söyleyeceği Temir'in
programının değiştirildiği.
Tahminleri azami dört saat.
Şunu bir dinle.
7 sene önceki duruşmadan.
Savcı "sonra ne oldu?
"
Masters "binadaki hedefe kitlendik" "Warlord 2 bize havada patlayan
bomba atmamız emrini verdi.
"
"sonra Yüzbaşı Craig'in silahı sıkıştı" "ve emir gereği ben silahlarımı
ateşledim.
"
- Aklın hala Warlord'a mı takılıyor.
- Hayır, havada patlayan bomba emrine.
Neden bombaları yere çarpmadan patlatmak
isteyesin ki?
Binayı yıkmak için.
Kesinlikle ama Yağdırıcı'nın saklı olduğunu düşündüğümüz
sığınak 4 kat aşağıdaydı.
Warlord onu tahrip etmek istemedi.
Evet?
Bize buradan çıkış için güvenli bir koridor
bulmalısınız hemen.
- Sukhoi'de misiniz?
- Hayır verdiğiniz sözlerin hiçbiri olmadı.
İki yaralımız ve bir ölümüz var.
Sizi oradan çıkaramayız, bunu biliyorsunuz.
Yağdırıcı dört saat içinde harekete geçiyor.
- Hayır, bizim işimiz bitti.
- Masters işin içindesiniz!
Lanet olsun, pil bitti.
Masters!
Suriye mi?
Evet, sınır boyunca alçak irtifadan uçacağız.
Radara yakalanmayız.
Gidelim.
Kurtulacaksın kardeşim.
Sana battaniye bulacağız.
- Kurtulacağız.
- Skids, Skids!
Profile öldü dostum.
İran Sınırı Yakınları REBEL KAMPI Selam.
Biliyor musun bugünlerde siyahilerin iyi
adamlar olduğunu düşünüyorum.
Yok o şimdi Beyaz Saray'da meşgul.
- Kendisi yerine beni yolladı.
- Paramı istiyorum.
Dedenin adı neydi?
Ne?
Ciddiyim, büyük baban, adı neydi?
- Edward.
- Edward.
- Dedenin babasının adı peki?
- Bilmiyorum.
Bilmiyorsun.
Zengin biri miydi fakir miydi?
Fakirdi.
Büyük dedenin adını hatırlamıyorsun ama parası
olup olmadığını biliyorsun.
Önümüzdeki 100 yıl boyunca burada belki insan
yaşamayacak.
Ama yaşasalar bile hatırlayacakları tek şey
isimlerimiz değil paramızın olup
olmadığı.
Şu anda vermekte olduğun en büyük karar Tom zengin bir adam mı yoksa fakir biri mi
olacağın.
Hayır, hayır ben senin sabrettiğini biliyorum.
Bunun zor olduğunu biliyorum.
Ama bir yıl içinde petrol yeniden önceki saf
haline döndüğünde Geopetrol şirketindeki
hisselerin uçuşa geçecek.
Servetini kısa sürede dört katına çıkaracaksın.
Tavsiyem şimdi bunu nakde çevirmemen.
Biliyor musun senin bu saçmalıklarından bıktım artık.
Bir milyonumu nakit olarak istiyorum hemen
şimdi.
Ne var?
Ne yani şimdi beni tehdit mi edeceksin?
Beni vurabileceğini biliyorum.
Ama şu küçük uçağını uçuracak güveneceğin
başka biri var mı?
Burada bir milyon dolar var.
Nakit.
İstediğin gibi kullanılmış kupürler ve karışık
sıralı.
Ve tam burada seni bekliyor olacak.
- İş bittiğinde.
- Doğal olarak.
Doğal olarak.
Bir dakika izninle.
- Evet.
- Bir sorunumuz var.
Masters ve adamları rotalarını Suriye’ye
çevirdiler.
- Onlar için elinden geleni yapmanı istiyorum.
- Elbette.
Üst makamlar nerede yanlış yapıldığı ile
ilgili detaylı bir brifing isteyecekler.
- Eminim isteyeceklerdir.
Havalandırmaya bir kurşun isabet etmiş olmalı.
Yakıtımız biterse öldük demektir.
- Dayr'a ne kadar kaldı?
- Ya da cehenneme diyelim?
- 20 km!
- Kemerlerinizi bağlayın.
Motorlar stop etmeden 5bin metreye çıkalım.
Umarım az biraz esinti olursa yolun kalanını
süzülerek tamamlarız.
Anlaşıldı.
Planı yeni değiştirdik.
Uyuyan ayıyı niye uyandıralım?
Niye sadece Yağdırıcıyı atıp işimize
bakmıyoruz?
Hiçbir şansları olmayacak.
Ayıyı uykusunda öldüreceksin.
İstihbarata göre Ruslar Amerikalılara yardım
ediyor.
Tom Craig bu adamlara uçuşla ilgili çok şey
öğretti.
Ya ülkesine bağlılığı aklını karıştırırsa?
Bu ihtimali göze alabilir misin?
Ben alamam.
Konuştuğumuz an itibarıyla durum bu.
Oğlum ne olacak?
Oğlun burada benimle emniyette olacak.
Üstelik oğlun, babasının özgürlük için yaptığı
savaşı izleyecek.
Başka hangi çocuğun böyle bir şansı olabilir?
Bunu bir düşün.
Beyler, elimdeki silahı "stinger"den
ayıran küçük farklılıkları vardır.
En büyük fark ise isteseniz bile ondan
saklanamazsınız.
O nedenle bunu bana doğru tutmayın.
Generale yakın çekim yaparak bunların gerçekte
nereye gideceğinin onun için önemli olup
olmadığını sor.
General, bu silahların kimin eline geçeceğini
sormak istiyorum.
Görevim bunu sorgulamak değil.
Benim görevim uçmak.
Leonid selam, ben Karen.
Profesör Dymov'u bulamıyorum.
Karen profesör öldü.
<i>Öldü.
- Komuta Merkezinden size bir mesaj var.
- Gidin.
<i>Ama sanırım size söylemek istediği
şeyi buldum.
Yağdırıcı denmesinin sebebi Söylenenlere göre
Yağdırıcıyı çift koltuklu uçakla taşıman lazım.
Sebebi nedir?
Bak şimdi, Amerikan futbolu oynuyorsun doğru
mu?
- Seni dinliyorum.
- Diyelim top sende.
Ve şuradakiler de diyelim ki defans oyuncuları.
30 dakika var.
Seninle geliyorum.
Şimdi de bana eskortluk mu yapacaksın?
Buna sigorta poliçesi diyelim.
Mayday!
Mayday!
Acilen Albay Grachov'la görüşmem lazım!
Cobra burası Blackbird!
- Blackbird acil iniş izni istiyoruz.
- Olumsuz.
<i>Hava Üssü Suriye Sınırı Yakınları Motorumuz
bozuldu, süzülerek zorunlu iniş yapabiliriz.
Buraya inemezsiniz!
Suriye'ye iniş izniniz yok.
3:00 yönünde kimliği belirsiz bir uçak var.
2:00 yönü temiz gibi.
Cobra yapabileceğim bir şey yok.
İnelim.
Frenlere asıl.
Lanet olsun ya!
Bir dakika.
Biz dostuz, dostuz.
Yine bir dejavu yaşıyoruz.
Sakin olun.
- Yavaş, yavaş!
- Silahlarınızı yere atın!
- Anna?
- Yura?
- Bu kim?
Onu tanıyor musun?
- Evet efendim tanıyorum.
- Eski kocası mı?
- Afedersiniz konuşabilir miyim?
Silahlarınızı indirin!
Adına "Yağdırıcı" dilen bir cihaz
var.
Milyonlarca insanı öldürme potansiyeli var.
Hayır Yağdırıcı, petrol sahalarını imha ediyor.
Evet ama yan etkileri sonucu atmosferin alt
tabakalarında yoğunlaşan radyoaktif
toksin bulutları oluşur.
Yeterli nem olduğunda yağmur olarak yere iner
ve dokunduğu her varlığın ölümüne sebep
olur.
Bu nedenle Yağdırıcı ismi verilmiştir.
Webster yağdırıcıyı dört saat içinde fırlatacaklarını
söylemişti.
Demek oluyor ki geriye iki saat kaldı.
- Anladın mı?
- Grachov.
Bunlar sizin Sukhoiler mi?
Aklından ne cinlik geçiyor senin?
Siz ne saçmalıyorsunuz?
Uçakları ödünç alıp alamayacağımızı sor.
Onların bu işe karıştırmalarına gerek yok.
General, bu bomba durdurulmazsa birçok insan
ölecek.
Bombayı imha edecektik ama tuzağa düşürüldük.
Bir arkadaşımız zaten öldü.
Lütfen, bu uçaklar son şansımız!
Bunu kim yapacak?
Duyuyor musunuz?
- Bu işe girmek için davetiyemiz geldi.
- Anladım, efendim.
Hey siz oradan acilen çıkın.
Yere yatın.
- Burada ne yapıyorsun?
- Yardım etmek, başka ne olabilir?
İyi o zaman.
Koşun, koşun!
- Bu onları yavaşlatır.
- İyi.
General ikisi hariç bütün uçaklar imha edilmiş.
Bir şeyler yapmazsak tüm üs yok edilecek.
Amerikalılara yardım etmeliyiz.
Buraya ineceğimizi kim biliyordu?
Webster.
Peki bunu kiminle konuştu?
- Amerikalılarla birlikte uç ve şu piçleri
öldür!
Emredersiniz efendim.
Dinle Cobra Sukhoi'ye yakıt doldur ve git.
- İyi misin?
- Evet!
Dinleyin millet.
Rodeo havada onlar için uçuyorsa hepimizden daha iyi, bunu kabul etmeliyiz.
Seninle uçsam iyi olur.
İyi fikir.
Rodeo havada tehlikeli biridir.
Onun ne yapacağını siz ikiniz bilirsiniz.
Skids ve ben, Rus'larla birlikte kalanlarla
ilgileniriz.
- Haydi yapalım şu işi.
- Yapalım dostum.
Doğru mu?
Tom Yağdırıcı'yı mı taşıyor?
- Yukarıda kimin olduğundan emin değiliz.
- Ama olacaksınız.
Tahmin ettiğinden daha iyisin.
Tom hep senden bahsederdi.
Üzerinden yedi yıl geçti.
Git ve bana geri dön.
Burayı terk etmeliyiz.
Bu sığınaklardan birine gir.
Duvara yakın dur.
Seni sonra alırım.
- Hızlı ol.
- Bombanı bırak.
- Çabuk çıkalım.
- Amin.
Temiz!
Asim, uçakları görüyor musun?
İmha et onları.
Yallah!
Havalanmalıyız.
Bizim için geliyor.
- Kahretsin.
- Şu tarafa.
- Harekete hazırız, gidelim.
- Pekala, kalkıyoruz.
Size yardım edeceğim.
- Gözlerinizi açık tutun!
- Nerede o?
- Gitmeliyiz, Skids.
Burada ördek gibi avlanacağız.
Gidelim, haydi.
Ha gayret.
Geliyor, havalanman lazım.
Onu görebiliyorum.
Birazdan havalanabilir.
Yerle bir et şunu.
Altı yönünden geliyor.
Başaramayacağız.
Hedef bende.
İşlerini bitiriyorum.
Oldu Cobra, aya çık Cobra!
Yerdeki hedefi al.
Yallah!
İkimiz havadaki hedefi indireceğiz, şimdi
gidelim!
12:00 yönünden ikisi de bize doğru geliyor.
Üç oldu, üç oldu.
Lanet olsun!
Hedef 4:30 yönünde.
Havaya uçuralım şunları.
- Asim ateş et!
- Anlaşıldı!
- Tekrar!
- Ateş!
- Üzerimize gelen 2 füze var.
- Sağa kırıyorum.
Sola dönüyorum!
- Skid, 6:00 yönünde ısı roketin arkanda.
- Anladım.
- Hala peşimizde.
Fişekler!
- Bulamıyorum.
- Uzak tut şunu bizden.
- Deniyorum.
Skids, çek şu şeyi kıçımızdan.
Ne yapıyorsun?
Ne yapıyorsun dostum?
Sıkı tutun Vasquez.
- Skids, Yukarı kaldır!
- Daha değil!
Kaldır artık dostum!
- Kaldır!
Kaldır!
- Sıkı tutun Vasquez.
Skidmore görevde.
Geri dönelim ve savaşa katılalım.
- Her şey yolunda mı, Skids?
- Göremiyorum!
Anladım.
Bunu bir uyarı sayın.
Kıçınızı uçurabilirdim.
Rodeo, ne halt ediyorsun sen dostum?
Ne halt ediyorsun sorusuna cevabım.
Koltuğunuzu fırlatmadan önce batıya doğru
gidebildiğiniz kadar gidin.
Şansınız varsa, Suriye'ye varırsınız.
Geri kalanlar, hemen geri dönün.
Böyle bir şey olmayacak Tom.
Geri dönmüyoruz.
Judas, önce kızımı aldın şimdi de ben mi
sıradayım?
Saçmalama.
Hain olan sensin Tom, ben değilim.
Sen ve arkadaşın Warlord herkesi sattınız.
Silah sistemlerindeki arıza nedeniyle ateş
edemedim.
Hiç birinizin bu işe karıştırılmaması
gerekiyordu.
Ama bizi de sorumlu tuttular ve sen bizi terk
ederek yaşamını sürdürecek paralar kazanmaya
başladın.
Ben olmasam siz ne yapacaktınız?
Bensiz hiçbir halt edemezdiniz.
- Saçmalık.
- Hemen benim hava sahamdan çıkın.
Bu Yağdırıcı denen şeyle ilgili bilgiler kötü
dostum.
Size dediğim gibi üste kalsaydınız bu duruma
düşmeyecektiniz.
Lanet olsun bizi makasa aldılar.
Tam arkamdalar.
Hedef bende.
- Fişekleri kullan.
- Onları göremiyorum.
Tam şurada görüyor musun?
Bu baban.
Baban o uçakta.
Oyunlardan daha güzel değil mi.
- Bizi buradan çıkarmalısın, Cobra!
- Uğraşıyorum!
- Viper nerede kaldın dostum?
- Yoldayız.
- Anna, Grachov seninle mi?
- Buradayım Cobra.
- Rodeo 6:00 yönünden gelen var.
- Dağılın, dağılın!
- Önümde bir hedef var.
- Hedefi teyit et.
Evet hedeflerden biri.
- Ne yapmalıyım?
- Hedef sistemini aç.
- Hedef sistemi açıldı.
- Hedefi teyit et.
Sağ tarafta.
- Kaçmaya çalışıyor.
- Ateş edecek miyim?
- Hayır bekle.
- Beklemedeyim.
- Şimdi mi?
- Evet şimdi!
Ateş!
- Vurduk!
- Evet!
- Harikaydın!
- Biri daha var!
Kaçmalıyız!
Yura!
Yura!
Anna arkandan geliyor.
Yura durumun nasıl?
Anna, hemen dışarı fırlatın kendinizi!
Fırlatın!
Fırlatın.
- Ne yapıyorsun.
Bitir işlerini.
- İşleri bitik zaten.
<i>Anna fırlat kendini!
Ne oldu?
Biraz önce ne oldu?
Ruslar uçaktan fırladılar, 4:00 yönünden gelen
var.
Asim onu vurmalısın!
- Sağa dönelim!
- Sağa dönüyorum.
- Bize meydan okuyor.
- Pekala, oyunsa oyun.
- Peşimdeler.
- Düz git, manevra yapma!
Yaklaşıyorsun.
Oradalar!
Altıma yaptım be!
Bildiğin her şeyi ben öğrettim ama tüm
bildiklerimi değil.
- Vuruldun mu?
- Çizik!
Kolumda basit bir çizik.
Tırmanışa geçiyorum.
Hey Rodeo!
Yağdırıcının kaç kişiyi öldüreceğini biliyor
musun?
Petrol sahalarına atılacak ve yerin altında
etkili olacak.
Hayır yanılıyorsun Tom.
Toksik yağmur milyonları öldürecek.
Seni kullanıyorlar dostum.
Dedikleri doğru mu?
Onlar sizin halkınız değil, sizi ilgilendirmez.
İlgi alanıma alıyorum bunu.
Bunun pazarlığı olmaz!
- İşini yap!
- Yanlış adama bulaştın.
Bu defa dışarı fırlatma çalışmıyor.
Yaşantım boyunca buna hazırlandım.
Sen ne yapıyorsun?
Kafayı mı yedin?
12.
000
fite tırmanıyorum.
15.
000
fit.
20.
000
fit.
Uçağı düz uçuşa getirmeliyiz dostum, motorlar
duracak.
Bunu yapabilir misin dostum?
25.
000
fit.
Hala arkamızdalar.
<i>Sıkı tutun Cajun!
Sen ne yaptın?
İyi manevra, Cobra.
Sana öğretmediğim bir şeydi.
Vazgeç Tom.
Bu iş bitti artık.
Yağdırıcı etkisizleştirildi.
Çıldırdın mı sen?
İkimiz de öleceğiz.
Cajun, koordinatları not et.
<i>30 sol, 60 sağ, 1-9-64 - Anlaşıldı.
- Bu nedir?
Warlord'u bulacağınız yer.
Fakat acele edin, bizi dinliyor.
Tom çıldırdın mı?
Uçağı düzelt Tom!
Atlaman için sana fırsat veriyorum dostum.
<i>- Uçağı düzelt.
- Temir oğlun seyrediyor.
Uçağı düzelt!
Sana uçağı düzelt dedim!
<i>Oğlun seni seyrediyor.
<i>Yapabileceğim hiçbir şey yok.
Oradan çık, Rodeo!
Çık oradan, Rodeo!
Rodeo ne yapıyorsun dostum konuş?
Rodeo, oradan çıkman lazım.
Fırlatman lazım.
- Kızıma iyi davran.
- Atla Tom!
Atla kahrolası!
Latik!
Oğlum tekrar kavuşacağız.
Sana söz veriyorum.
Latik!
Allahu Ekber!
- Lanet olsun!
- Tanrım, Tom!
Bana koordinatları ver.
<i>İran üzerindeyiz.
Bu iyi olmadı.
Bana koordinatları ver.
<i>Tamam, Warlord 1:00 yönünde altımızda.
<i>- İki füzemiz kaldı.
<i>Bekle, bekle.
- Yanlış bir şeyler var burada.
- Kahretsin!
Bu bir tuzak, tırman!
Korkma, seni serbest bırakalım.
İyi iş çıkardın.
Elini yukarda tut.
İşte oldu.
Tamam dinle şimdi.
Senin yaşındayken babamı kaybettim.
Bana bak.
Ölmediysen güçlü olacaksın.
Al şunu, anlaştık mı?
Anladın mı?
Şuraya çık, sana gelecekler.
Şuraya dağın üstüne çık, git.
Koşmaya devam et!
Tanrım!
Aynı sakat bileğim.
Pasaport yok, kimlik yok.
Kahrolası.
- Vay anasını.
- İyi yapılan bir iş için mi bu?
Her şey için bir planı var değil mi?
Eğer biz engellemeseydik, Rodeo parasını almak
için geri gelecekti.
Bir çıkış planları olmalı.
İşimi niye bitirmiyorsun Cobra?
Kendi insanlarını öldürmede becerikli olduğunu
sanıyordum.
Irak sınırına 25 km.
Mesafedeyiz.
Sanırım iki Amerikalının buradan geçmesini
bekleyen birileri vardır.
Onları hayal kırıklığına uğratmayalım.
TOM RODEO CRAIG, Yzb.
ABD Deniz Kuvvetleri <i>Deniz Kuvvetleri
Anıt Mezarlığı Günaydın.
Bunlar biraz gecikti ama Göreviniz başarıyla
tamamlanmıştır.
Yağdırıcıyı durdurdunuz ve Warlord'u
etkisizleştirdiniz.
Sizlere minnettarız.
Gerçeği söylemek gerekirse mesleğinize dönmek
için epey vakit geçti.
Fakat istifalarınız "Normal" yerine
"Şerefli" olarak değiştirildi.
Ve sizi donanma yedeklerine Kıdemli Yüzbaşı rütbesiyle
atayacağız.
Fakat sizi kullanabileceğimiz bir başka
yerimiz daha var.
Bay Craig karşı tarafın uçaklarıyla uçacak
birilerini önermeden bizden ayrıldı.
Eğer ilginiz çekerse, tarafımızdan el konulan ve size uygun fiyatla
verebileceğimiz birkaç MIG var.
Evet, tabii.
Kenarda birkaç kuruşumuz var.
- Cipte bulduğumuz para ne oldu?
- İstediğiniz gibi dul kadına gidecek.
Yuri komadan çıkmış seninle konuşmak istiyor.
Blackbird iyi misin?
<i>Hayır iyi değilim!
<i>- General parasını istiyor, hem de
hemen.
- Pekala.
Afedersiniz sizinle konuşmak istiyor.
<i>- Evet?
- Uçaklarım imha oldu!
<i>- Bu parayı hemen istiyorum!
- Anlamadım ne istiyor?
Uçakları için geri ödeme.
- Rusça biliyor musunuz?
- Çince ve Ermenice, Rusça bilmem.
Bu bedel başımıza gelenlerle kıyaslanmaz bile.
- Her şeyin bir bedeli vardır.
- Kesinlikle.
- Evet.
- Sorun nedir!
<i>Bu parayı hemen istiyorum.
Yine hükümetinizin parası yok mu?
- Hayır.
- Bu parayı hemen istiyorum.
- Elbette, elbette Tabii ki biliyorum.
Merhaba hanfendi.
Adım Butch Masters.
Mümkünse sizinle kocanızla ilgili görüşmek
istiyorum.
- Seni bırakıp gidecektim.
- Artık geri dönüş yok.
- Bu işi yapacağım.
- Evet, yapacaksın.
Bunu yapabilirim.
Öyleyse dikkat et.
- Kokpit camını kapatırken parmaklarına dikkat
et.
- Olur.
Tamam.
Bacaklarının arasındaki manevra kolunu görüyor
musun?
Görüyorum.
Kusura bakma, aklım birden nerelere gitti
anlamadım.
- Şimdi onu nazikçe kendine doğru çek.
- Olur.
Aman Tanrım, uçağı ben uçuruyorum.
- Tamam şimdi salla.
- Gerçekten böyle bir terim var mı?
Evet, öyle.
Dizlerine çarptır, hızlıca.
Tamam.
« Prev Post
Next Post »

| 

